YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19339
KARAR NO : 2017/24211
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davacı taleplerinin reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı taraf dava dilekçesinde, 2008 yılı başında davalı işyerinde çalışmaya başladığını, davalı işverenin 2008 yılı Aralık ayında iş akdini haksız olarak sonlandırdığını, yaz aylarında bar bölümünde ve temizlik işinde, kışın ise otelin inşaat işlerinde çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacının işten çıkarıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının 06.05.2009 tarihinde verdiği dilekçeyle istifa ederek otelden ayrıldığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine iş akdinin haksız olarak feshedilmediğini, davacının sezonluk işçi olarak çalışma yaptığını, çağrı üzerine otele geldiğini, çalışmak istemediğini beyan ettiğini, yazılı olarak bu durumu otele bildirdiğini, davacının uzun yıllar sezonluk işçi olarak … departmanında çalıştığını, otelin inşaatında çalıştırıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunmuştur. Dosyaya sunulan personel çıkış formlarında çıkış nedeninin “sezonluk” olarak gösterildiği genel olarak yıllara sari olarak Mart-Nisan aylarında işe girişlerin Ekim-Kasım aylarında çıkışların olduğu görülmektedir. Yine dosyaya sunulan ilişik askıya alma belgelerinde yıllara sari olarak Kasım-Aralık aylarında askıya alınacağının belirtildiği, son olarak ilişik askıya alma belgesinde 1.3.2008 tarihinden beri çalışmakta olduğu işyerinde sözleşme sonu sebebiyle 14.12.2008 tarihinde askıya alınacağının belirtildiği görülmektedir. Hizmet döküm cetvelinde davacının davalı işyerine 1.3.2008 tarihinde işe girişi, 15.12.2008 tarihinde ise işten çıkışı söz konusudur. Hizmet döküm cetvelinde de işe girişlerin yıllara sari olarak Mart-Nisan aylarında olduğu görülmektedir. Dosyada mevcut işe giriş bildirgesine göre 01.02.2009 tarihinde davacının Hasan Özbaşlı işvereninde işe girişi söz konusu olup Mayıs 2009 itibariyle aynı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan davacının 06.05.2009 tarihli istifa dilekçesinde “2000 yılından bu yana çalışmakta olduğum işyerinden özel nedenlerimden dolayı ayrılmak istiyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim.” denilmektedir. Davacının dosyadaki beyanlarında istifa dilekçesinin hatırlamadığını da beyan ettiği görülmektedir. Davalının dosyadaki diğer beyanlarında, davacının 6.5.2009 tarihinde istifa edemeyeceğini, 2009 Şubat ayında farklı işyerinde çalıştığını iddia etse de davacının sezonluk işçi olduğunu, sezon bitimi iş akdinin askıya alındığını, sezonluk çıkışı yapıldığını, sezon başında yeniden çağrıldığını, yeniden işe başladığını, bu nedenle kış aylarında başka işverende çalışmasının mümkün olduğunu, davacının 2009 yılının sezon başında çağırılmasına rağmen iş başı yapmadığını, 06.05.2009 tarihli istifa dilekçesi ile de bu iradesini yazılı olarak bildirdiğini savunmuştur. Davacı tanıklarının anlatımlarında, istifa konusunda bilgileri bulunmadığı, davalının sezon sonu olduğu için işten çıkardığı, davacının yeni sezonda çağrılmadığı, işe girdiklerinde bir kısım kağıtların imzalatıldığı beyanında bulunmuşlardır. Davalı tanıklarının davacının 2009 yılında işe gelme konusunda farklı beyanda bulundukları görülmektedir. Davalı tanığı …, davacının 2008 yılında iş akdi askıya alınarak ayrıldığı, iş akdine son verilmediği, 2009 yılında işe başlaması için davalı işyerine çağrıldığı ancak gelmediği, Mayıs ayında geldiği, işyerinden ayrılmak istediğine dair dilekçe verdiği yönünde beyanda bulunmuştur. Davalı … ise, davacının 2008 yılında istifa dilekçesi imzalayarak kendisinin işyerinden ayrıldığı, 2009 yılında davacının işyerine gelmediği, 2009 yılında kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığı yönünde beyanda bulunmuştur. Dosyada davacının yeni sezonda çağrıldığına dair yazılı bir belge bulunmamaktadır.Yapılan yargılama sonucunda mahkemece, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğine dair bir delile rastlanmadığı, davacının el ürünü istifa dilekçesinde haklı bir nedene de dayanılmadığı, davalı tanıkları, istifa dilekçesi, davalı işyerinde sezon başlamadan önce davacının başka işyerinde çalışyor olması hususları dikkate alınarak davacının kendiliğinden davalı işyerinden ayrıldığı kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.Dosya kapsamı ve tanık anlatımları gözönüne alındığında, çelişkili savunmalar karşısında istifa dilekçesine değer verilemeyeceği iş akdinin işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiği kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken aksine gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bu husus değerlendirilerek karar verilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.