Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/19430 E. 2017/24881 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19430
KARAR NO : 2017/24881
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davalı … ile davacının bağlı olduğu Hizmet-İş Sendikası arasında bağıtlanan 06.10.2011 tarihli toplu iş sözleşmesine göre davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti, yemek ücreti ve diğer sosyal yardım haklarından mahrum kaldığını ileri sürerek, bir kısmı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının sözleşme şartlarına göre hak kazandığı ücret ve diğer haklarının ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının sosyal yardım alacağı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine göre hak kazandığı sosyal yardım alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi ek raporu usulüne uygun ve denetime elverişli bulunarak, davacının aile ve çocuk yardımı sosyal yardım paketi adı altında yemek ve yakacak yardımı ve 50,00 TL sorumluluk zammı alabileceği, bunlardan aile ve çocuk yardımının ödendiği tespit edildiğinden, sonuç itibariyle 175,00 TL sosyal yardım alacağının bulunduğu kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan (ek) bilirkişi raporunda davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan 01.10.2011-25.10.2011 dönemine ilişkin sosyal yardım alacağı 175 TL olarak hesaplanmış olup, raporda, ilgili toplu iş sözleşmesinin sosyal yardım paketine ilişkin 34. maddesinin dikkate alındığı belirtilmiş ise de, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 34/c maddesinde böyle bir düzenlemenin yer almadığı görülmektedir. Mahkemece Hizmet İş Sendikasından celbedilen ve 01.10.2011-30.09.2013 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 33. maddesine göre sorumluluk zammı, sadece operatörler, şoförler ve ustaları kapsamakta olup; bilirkişinin rapora esas aldığı toplu iş sözleşmesinin yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi olmadığı anlaşıldığından yapılan değerlendirmeler de hatalı olmuştur. Bu itibarla, davacının sosyal yardım alacağı talebi ile ilgili olarak öncelikle taraflarca imzalanmış ve anılan dönemde yürürlükte bulunan doğru toplu iş sözleşmesi incelenerek, davacının bu toplu iş sözleşmesine göre herhangi bir hak ve alacağı bulunup bulunmadığı konusunda gerekli değerlendirme yapılmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında fazla çalışma alacağına uygulanacak faizin başlangıç tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Davacı, fazla çalışma alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma alacağı hüküm altına alınarak, bu alacağa 02.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Ne var ki, hükmedilen fazla çalışma alacağının sadece 01.10.2011-25.10.2011 dönemine ilişkin kısmı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin 50. maddesinde, fazla çalışma ücretinin aylık ücret ile birlikte her ayın on beşinde ödeneceği düzenlenmiştir. Mahkemece, henüz doğmamış alacaklar yönünden 02.10.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Bu itibarla, ilgili toplu iş sözleşmesine göre hesaplanan 24 günlük fazla çalışma ücreti alacağının 01.10.2011-15.10.2011 dönemine ilişkin kısmı için 15.10.2011 tarihinden, 15.10.2011-25.10.2011 dönemine ilişkin kısmı yönünden ise, 15.11.2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, davacının 01.06.2007-30.09.2011 dönemine ilişkin fazla çalışma alacağı yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine göre değil, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenmiştir. Bu sebeple, fazla çalışma alacağının 24 günlük kısmı yönünden yukarıda belirtildiği şekilde faize hükmedilmesi gerekir ise de, kalan kısım yönünden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile fazla çalışma alacağının tamamı yönünden faiz başlangıç tarihinin 02.10.2011 tarihi olarak belirlenmesi hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.