YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19576
KARAR NO : 2017/24828
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren …’na ait işyerinde, değişen alt işverenler işçisi olarak ve en son davalı alt işveren şirket bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı asıl işveren …’na ait işyerinde, değişen alt işverenler bünyesinde ve en son davalı alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Taraflar delilleri arasında, işyeri kayıtlarına ve işçi özlük dosyasına dayanmıştır. Ayrıca davalı şirket vekili, önceki alt işverenler nezdindeki çalışmanın nasıl sona erdiği, işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarının da araştırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacının çalıştığı önceki alt işverenlerin tamamından, işyeri kayıtları ile işçi özlük dosyasının istenilmeden ve talep edilen hususlar hakkında bilgi sorulmadan davaya devam edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeplerle, dava dışı alt işveren şirketlerden, davacı işçinin çalışmasına ilişkin, işyeri kayıtları ve işçi özlük dosyası istenilmeli, çalışmanın nasıl sona erdiği, işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususları da sorulmalıdır. Neticeye göre, dava konusu tüm alacaklar yeniden değerlendirilmelidir.Diğer taraftan, karar gerekçesinde davacının ondört günlük yıllık izin süresini kullanmadığı açıklanmış olmasına rağmen, hüküm sonucunda yüzseksensekiz günlük yıllık izin ücretine hükmedilmesi suretiyle, gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki oluşturulmuştur. Ayrıca, davalı şirket vekili 17/02/2014 tarihli dilekçesinde, davacı tarafa, yıllık izin sürelerini kullanıp kullanmadığı bakımından yemin teklif etmiş olup, mahkemece, yemin teklifinin nazara alınmaması da yerinde değildir.Kabule göre de; Mahkemece, kıdem tazminatı haricindeki alacaklar bakımından, her iki davalı aleyhine temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, davacı tarafça davalı şirkete karşı keşide edilen ihtarnamede, “iş aktinden doğan bilumum işçilik alacaklarımızın … ödenmesi” ifadesi kullanılmıştır. Temerrüdün gerçekleşmesi için talep edilen alacakların ismen açıkça belirtilmesi gerekmekte olup, “iş aktinden doğan bilumum işçilik alacaklarımızın … ödenmesi” ifadesinin kullanılması, işvereni temerrüde düşürmemiştir. Mahkemece bu yönün nazara alınmayarak, temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilmesi hatalıdır. Kaldı ki, söz konusu ihtarnamenin sadece davalı şirkete karşı keşide edilmiş olduğunun gözardı edilmesi de yerinde değildir. Davalı …’nın harçtan muaf olduğunun dikkate alınmaması bir diğer hatalı yöndür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.