YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19675
KARAR NO : 2017/22857
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin müdür unvanı ile çalışırken davalının özelleştirilmesi sonucu, 2006 yılında müdür olarak 1. tip sözleşme imzaladığını, 2008 yılı Kasım ayında müdürlüğün genel müdürlük hukuk başkanlığına bağlandığı, davacının müdür vekili olarak görevlendirildiği, bir yıl sonra müdürlük görevini yeniden aldığı, 2011 yılı Kasım ayında Operotörlü Servisler Müdürlüğü Hukuk Ofis Müdürlüğüne takım lideri olarak bağladığı, kağıt üzerinde takım lideri olarak göründüğü ancak uygulamada fiili hayatta müdürlük yaptığını, 31.01.2013 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığını , yazılara müdür olarak imza attığını davacı ile aynı seviyede görev yapan İnsan Kaynakları Müdürleri ve Uluslararası Servis Direktörlüğü Müdürlerinin bordroları esas alınarak müdürlük unvanından kaynaklanan hakların ve İş Kanunu 5. maddesi gereğince 4 maaş tutarında tazminatın davalıdan tahsilini ve müdürlük unvanının iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müdür unvanında çalışırken , özelleştirme sonrası kamuya nakledilebilecekken kendi talebi doğrultusunda müdür unvanı ile 1. tip sözleşme imzalandığını, 2008 yılında yapılan yeniden yapılanma sırasında davacının çalıştığı Operatör Servisler Müdürlüğünün Hukuk Başkanlığına bağlanarak genel müdürlük bünyesine alındığı, davacının operatör servisler müdürü olarak vekaleten görevlendirildiği, 30.06.2011 tarihinde organizasyon yapılarının güncellendiği,” … Organizasyonel Değişiklikler Yeni Yapısı” ile 8. kademede çalışanların takım lideri, 9. kademede çalışanların ise müdür unvanı ile görevlendirilmesinin uygun görüldüğü, davacının da kendi isteği ile takım lideri olarak görevine devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davanın tümü ile reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının müdürlük unvanından kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
Dosya içeriğine göre,özelleştirme öncesinde en son müdür unvanı ile çalışan davacı, 17.02.2006 tarihinde müdür unvanı ile birinci tip sözleşme imzalayarak çalışmasına devam etmiştir. Anılan sözleşmenin 5. Maddesinde, özlük haklarında herhangi bir kayıp olmadan halihazır görev unvanı ve iş tanımında değişiklik yapılabileceği düzenlenmiştir. 2008 yılından sonra vekaleten Operatör Servisler Müdürü olarak çalışmasını sürdürmüş ve 2010 yılında yeniden asaleten müdür olarak atanmıştır. 30.06.2011 tarihinde organizasyon yapısı güncellenmiş ve bütün müdürlüklerin kademelerinin en az … olması gerektiğine karar verilmiştir. Bu kapsamda Operatör Servisler Müdürlüğünün takım liderliği olarak Hukuk Ofis Müdürlüğüne bağlanmasına karar verilmiştir. Davacı bu tarihten sonra emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshine kadar takım lideri unvanı ile çalışmıştır.
Mahkemece, davacıyı müdür unvanı ile çalıştırıp çalıştırmamanın işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, bir kez müdür olduktan sonra bu unvanın sürekli devam edeceğine dair imzaladığı sözleşmelerde hüküm bulunmadığı, davacının fiilen yaptığı işin karşılığı ücreti aldığı, başka birimlerde müdür unvanı ile çalışanlara ödenen alacakları birim farkı nedeni ile talep edemeyeceği gerekçesi ile müdürlük unvanından kaynaklanan alacak talepleri ve performans primi talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının takım lideri ve müdür vekili unvanı ile çalıştığı dönemde fiilen müdürlük unvanının gerektirdiği işleri yapıp yapmadığı açık değildir. Öncelikle anılan dönemlere ilişkin davacıya yapılan ödemeleri gösteren tüm bordrolar ve davacının yaptığı işlere dair işyeri kayıtları temin edilmelidir. Davacının fiilen müdürlük unvanının gerektirdiği işleri yürüttüğünün anlaşılması halinde eşit işe eşit ücret ilkesi gereğince müdürlük unvanından kaynaklanan alacak talepleri, değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu kapsamda performans prim alacağı talebi bakımından da,bu primin takdirinin işverenin insiyatifinde olup olmadığı, süreklilik arz edip etmediği, bu primin yapılan görev ile sıkı bağlantısı olup olmadığı açıklığa kavuşturularak bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine 25.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.