YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19851
KARAR NO : 2017/28593
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediğidir.
Somut olayda, davacı, iş sözleşmesinin haklı sebebe dayanmadan feshedildiğini iddia etmiş ve 05/07/2013 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davalı işverence, davacının söz konusu dava tarihi olan 05/07/2013 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiştir. Davalının, davacı ve diğer arkadaşları ile iş kurmak amacıyla işten ayrıldığı iddiası karşısında, Dairemizden geçen 2015/22123 esas, 2017/25292 karar sayılı kararımız ve dosya kapsamı nazara alındığında, işverenin davacının devamsızlığını kanıtladığı, ancak davacının devamsızlıktan önce haklı nedeni kanıtlayamadığı, haklı neden olmaksızın işi kendisinin bırakıp gittiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu da taraflar arasında diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğine göre 270 saatin 12 aya bölünmesi sonucu belirlenen 22.5 saat, her ay için kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir.
Somut olayda, davacı haftanın 6 günü, 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre de davacının fazla çalışma yaptığı tespit edilmiştir. Dosyada bulunan iş sözleşmesine göre 270 saate kadar fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğu belirtilmiştir. Fazla mesai hesabında bu hükme değer verilerek yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/12/2017 gününde oybirliği karar verildi.