Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/19926 E. 2017/24708 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19926
KARAR NO : 2017/24708
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … AŞ. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren ….Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ait işyerinde, diğer davalı alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …Ş.’nin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı işçiye 22/12/2010 tarihinde tebliğ edilen yazılı fesih bildiriminde, hizmet alım sözleşmesi süresinin 31/03/2011 tarihine kadar uzatıldığı, davacının iş sözleşmesinin de bu tarihe kadar uzatılmış olduğu belirtilerek, iş sözleşmesinin “31/03/2011” tarihinde feshedileceği bildirilmiştir. Keza, tebliğ 20/12/2010 tarihinde yapılmış, içerikte de 31/03/2011 tarihinde sona erecek hizmet alım sözleşmesi bilgisi verilmiştir. Bu halde, iş sözleşmesinin 31/03/2011 tarihinde feshedileceğinin işçiye 20/12/2010 tarihinde bildirilmiş olduğu kabul edilmelidir. Davacının çalışma süresine göre, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca fesihten en az sekiz hafta önce bildirim yapılmış olduğundan, ihbar tazminatı alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3- Kıdem tazminatı konusunda alt işveren davalı şirket tarafından 22/4/2011 tarihinde ödenen 1.615.00 TL kıdem tazminatının mahsubu talep edilmesine rağmen bilirkişi raporunda dikkate alınmamıştır. Ödemenin yasal faiziyle mahsubu gerekir.
4-Mahkemece, davacının tüm çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek, yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dava dilekçesinde, yıllık izin hakkının eksik kullandırıldığı ifade edilmektedir. Davanın 10. ve 11. celselerinde dava dışı alt işveren Datel Tellioğlu Müh. İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti.nin feri müdahale talebinde bulunduğu ve feri müdahilliğine karar verildiği zapta geçmiş ise de dosyada bu kayıtlar bulunamamıştır. Feri müdahilliğine karar verilen Datel şirketince sunulduğu belirtilen dosyada bulunamayan kayıtların dosyaya celbi ile ayrıca, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacı asil dinlenilerek, kullandığı yıllık izin süresi ve celbedilecek belgelerdeki izin sürelerini kullanıp kullanmadığı hususlarındaki beyanları sorulmalıdır. Neticeye göre, yıllık izin ücreti alacağı yeniden değerlendirilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.