YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19954
KARAR NO : 2017/24797
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili , müvekkilinin 22.12.2011-07.05.2013 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde ızgara ustası olarak aylık 1250 TL ücret ve iki öğün yemek ödenmek suretiyle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, davacının işyerine gelen bayan müşteriye cinsel tacizde bulunduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Ulusal bayram genel tatil ücreti yönünden de aynı ilkeler geçerlidir.
Somut olayda, davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti talebi , alacakların ücret bodrolarına yansıtılıp banka aracılığı ile ödendiği gerekçesi ile reddedilmiştir. Ancak bordroların tamamının imzalı olmadığı ve tahakkuk bulunmadığı görülmektedir. Bu halde davacı işçi tarafından bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Davacı tanıkları davacı ile birlikte aynı işyerinde çalışan kişiler olmayıp çalışma düzenini bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle davalı tanık anlatımlarının dikkate alınması gerekmektedir. Davalı tanık anlatımlarından işyerinde fazla mesai yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece imzasız ve tahakkuk bulunmayan aylara ilişkin davalı tanık beyanları değerlendirilerek fazla mesai ve genel tatil alacağı hesaplanmalı, tahakkuk bulunan aylarda ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Anılan yönler gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile taleplerin reddi hatalıdır.Somut uyuşmazlıkta , dosya içeriğinden davacının aylık net 1250 tl ücretle çalıştığı anlaşılmakla mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetlidir. Bu doğrultuda ücret bordolarında gösterilen ücretin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldığından davacının imzasını içeren bordro kayıtlarındaki fazla mesai ve genel tatil ücret alacağına ilişkin tahakkuk miktarlarının, gerçek ücret üzerinden hesaplanacak fazla mesai ve genel tatil ücretlerini karşılayıp karşılamadığı denetlenerek eksik kalan miktar var ise hüküm altına alınması gerekirken mahkemece bu hususun da göz ardı edilerek taleplerin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.