Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20078 E. 2017/24772 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20078
KARAR NO : 2017/24772
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan Kamu Hastaneleri Birliği Kurumu vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; davacının 02.12.1995 tarihinde … Devlet Hastanesinde çalışmaya başladığını, işe giriş çıkışlarının çeşitli firmalarda yapıldığını, son olarak …Gıda Şirketinde çalıştığını, iş akdinin 30.11.2013 tarihinde emeklilik nedeni ile feshedildiğini, kıdem tazminatının ödemediğini beyanla kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar cevabının özeti:
Davalı … Gıda vekili; davacının son çalıştığı firmanın … A.Ş. isimli firma olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının kendi bünyelerinde 3 ay çalıştığını, son işverenin kendilerinin olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı … vekili; davalı idare ile davacı arasında herhangi bir iş akdi yada akit kabul edilebilecek bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalı idare yönünden husumetin oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:Mahkemece, davacının 02.12.1996 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, son çalıştığı işyerinin … Taahhüt A.Ş. olduğu, Kamu Hastaneleri Birliğinin asıl işveren olduğu, davalı şirketin son alt işveren olmadığı için kıdem tazminatından bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleri ile davalı … yönünden davanın kabulüne diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …’nun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında hükmedilen alacaklardan alt işverenlerin ve son işverenin ne miktarda sorumlu olduğu hususu tartışmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerini devir veya intikalinden söz edildikten sonra “yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Feshe bağlı olmayan haklardan ise her alt işveren kendi dönemi ile sorumludur. Asıl işveren tüm dönemden sorumludur.
Sonuç olarak, tarafların fesih konusunda irade açıklamaları veya fesih işlemi yerine geçecek işlemleri olmadığı sürece, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde iş yeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi yerinde olur. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. Asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumludur.
Somut olayda; Mahkemece, davalı şirketin son alt işveren olmadığı için kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de bu karar isabetli değildir. Davacının, davalı şirket nezdinde 01.08.2010 – 31.10.2010 tarihleri arasında çalıştığı sabittir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin, davacıyı çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumlu olduğu miktar belirlenerek bu miktarın davalı şirket yönünden hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.