Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20376 E. 2017/27968 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20376
KARAR NO : 2017/27968
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALAC AK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili,davacının davalı işyerinde 14/07/2011-01/11/2013 tarihleri arasında hiç ara vermeden çalıştığını, davalı işyerinde maaş ödemelerinin düzensiz olduğunu, diğer alacakların ödenmediğini, bu sebeple davacının 01/11/2013 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini,davacının haftanın yedi günü 23.00-12.00 saatleri arasında çalıştığını,bazı günler saat 13.00-14.00’e kadar mesainin devam ettiğini,fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini,davacının çalıştığı son altı aylık sürede hafta tatili izninin kullandırılmadığını, öncesinde de ayda bir gün hafta sonu izni kullandığını, kullandırılmayan hafta tatili izinlerinin davacıya ödenmediğini, 29 Ekim Bayramında izin verildiğini, diğer ulusal bayram-resmi tatil günlerinde çalışma yapıldığını, davacının yıllık izinleri kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,dava dilekçesinde belirtilen mesai saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haftalık kırkbeş saati geçen çalışma süresinin olduğunu ancak bu fazla mesai ücretlerinin bordrolara yansıtıldığı üzere davacıya ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışma ücretlerinin de bordrolarda “diğer ödemeler” başlığı altında görüldüğü şekilde ödendiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını,yıllık izin alacağı bulunmadığını,davacının iş sözleşmesini feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,haksız fesih nedeni ile kıdem tazminatına da hak kazanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hafta tatili alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde çalışmasının son altı ayında hiç hafta tatili izni kullandırılmadığını,öncesinde ayda bir hafta tatilinde izin kullandığını beyan etmesine rağmen Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fesihten altı ay öncesine kadar hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır.Davacı tanıklarından … hafta tatillerinde çalıştığını beyan ederken diğer davacı tanığı … son altı ayda ayda bir kez hafta sonu izni verilmeye başlandığını beyan etmiştir. Davacı tanık beyanları ve davacının dava dilekçesindeki beyanı dikkate alındığında davacının çalışma süresi boyunca ayda bir hafta tatilini kullandığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece davacının ayda üç hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağının hesaplanması gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalıdır.
3-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi neticesinde davacının kıdem tazminatı almayı hak edip etmediği uyuşmazlık konusudur.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.
Somut olayda; davacı, davalı işverene gönderdiği fesih ihtarnamesinde fazla mesai, haftasonu ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebine dayandığı gibi dava dilekçesinde de bu iddiasını tekrarlamıştır.Yapılan yargılama neticesinde ve yukarıda belirtilen gerekçeye göre davacının hafta tatili alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre iş sözleşmesi davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilmekle kıdem tazminatı isteminin hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olup bozmayı sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.