YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20489
KARAR NO : 2017/27983
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı şirketin farklı şantiyelerinde şoför olarak çalıştığını, ücretinin 1.200,00 TL olmasına rağmen ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini, iş sözleşmesinin 06/09/2012 tarihinde meydana gelen kaza gerekçe gösterilerek feshedildiğini, davacının fazla mesai yaptığını, mili ve dini bayram tatillerinde çalıştığını, hafta tatili ve yıllık izin kullanmadığını ve karşılıklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinde kullanmış olduğu … plakalı araç ile 04/09/2012 tarihinde kaza yaptığını ve araca otuz günlük ücretinin üzerinde zarar verdiğini, yasal süresi içinde iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, toplamda 58.268,96 TL bedel ile yaptırılan hasarın mevcut olduğunu, görgü tespit tutanağına göre “kumlu ve yumuşak zeminde mevcut kaza olmuştur” denildiğini, kendisinden beklenen özen ve kamyon şoförü olması sebebiyle zemin ve hava şartlarına göre böyle bir tehlikeyi öngörüp gerekirse uygun olmayan yola girmemesi beklenen davacının kusurunun veya işi savsamasının söz konusu olmadığının beklenemeyeceğini, ücretinin asgari ücret olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacağı iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin feshine dayanak kılınan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-ı maddesinde işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya veya maddeleri 30 günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratmasının işverene iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı veren hallerden olduğu belirtilmiştir. İşçinin iş görme edimini yerine getirirken özen borcuna aykırı davrandığı kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik ile işverene zarar verdiği hallerde zarara uğradığını ispat yükü işverene zararın oluşmasında kusuru bulunmadığını ispat yükü ise işçiye aittir.
Somut olayda; kamyon şoförü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi kullandığı kamyonu devirmek suretiyle otuz günlük ücretini aşacak şekilde zarar vermesi gerekçesi ile haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiştir. Mahkemece davacının kaza ile ilgili olarak kusurlu olduğuna dair herhangi delil bulunmadığı,aksi durumda dahi iş sözleşmesinin iş kazasından kaynaklanan haklı neden sona erdiğine dair yazılı ve işçiye tebliğ edilmiş fesih iradesi bulunmadığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı olmayan nedenlerle feshedildiği kabul edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.Yazılı şekil, 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Anılan madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığından geçerli olmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Dosya kapsamında olayın oluşuna ilişkin Jandarma tarafından tutulan görgü tespit tutanağı bulunmaktadır. Ayrıca zarar miktarına ilişkin olduğu belirtilen bir kısım faturalar sunulmuştur. Davalı tarafın delillerinde bilirkişi incelemesinede dayandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davacının eyleminin haklı feshi gerektirecek neden teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için olayda davacının kusur oranı ve oluşan zarar konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak oluşan zarar ile varsa kusura isabet eden zarar miktarı belirlenerek, tespit edilecek zarar miktarı davacının otuz günlük ücreti ile karşılaştırılarak sonuca gidilmeli ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığına karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olanan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcınn istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.