YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20512
KARAR NO : 2017/27694
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, günden güne çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını, alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram genet tatil alacağı, hafta tatili, harcırah alacağı, çocuk yardımı alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş aktini feshettiğini, davacının tüm hak ve alacaklarının bodrolarda gösterildiği gibi ödendiğini, davacını iş aktinin bizzat davacı tarafından feshedildiğinin sabit olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının iş yerine 07/11/2009 – 16/05/2012 tarihleri arasında çalıştığı, davacı … tarafından davalı tarafa hitaben masraf kesintileri, harcırahlar ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için dilekçe sunulduğu, durumun ihtaren bildirildiği, davacının iş aktini haklı nedenle feshinin kabulü gerekeceği, bu itibarla kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ihbar tazminatına hak kazanması yönünden, taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanun’un 24 ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresi tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Mahkemece iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacakları hüküm altına alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde yasal haklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini kendisinin feshettiğini açıkça belirtmiştir. İş akdini haklı nedenle de olsa fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır. Bu sebeple Mahkemece ihbar tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece tanık beyanlarına itibarla, fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Davalı işverence dosyaya sunulan ücret bordrolarının imzasız ve fazla çalışma ücreti tahakkuklu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının dosya kapsamına sunulan ücret bordrolarında aylık ortalama 17 saatlik fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği, tahakkuk ettirilenlerden daha fazla çalışma yaptığını gösterir arvento kayıtlarına göre davacının bu aylar için fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. İmzasız ücret bordrolarına ancak banka kayıtları ile örtüştüğü takdirde değer verilmelidir. Ancak dosya kapsamındaki banka kayıtları 2009 yılı sonrası için mevcut olup 2009 yılı öncesine ait bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının ödendiği ispatlanamadığı gibi sonrası için ise banka kayıtları ile bordrolar karşılaştırılmamıştır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-6245 sayılı Harcırah Kanununa göre; ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından biri, birkaçı veya tamamı harcırah olarak nitelendirilmiştir. Harcırah geçici nitelikte ödeme şekli olup başka yerlere görevlendirme sırasında işçinin konaklama yemek vb. ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile verilmektedir. Somut olayda davacı işçi 07.11.2009-14.05.2012 tarihleri arası şoför olarak çalıştığını, davalı Kurumun çalışanlarına yol harcırahı olarak ödeme yaptığı halde kendisine harcırah ödenmediğini ileri sürmüş, mahkemece söz konusu alacak talebinin reddedildiği anlaşılmıştır. Dosyada davalı vekili tarafından harcırahlara ilişkin bir çizelge ayrıca polis memuru imzalı yol seyir listesi sunulmuştur. Dava konusu alacak talebi için söz konusu dosyalardaki belgeler incelenmeli, bordrolardaki ödemeler de karşılaştırılmak sureti ile gidilen yol ve ücret miktarı belirlendiği takdirde alacağın kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 04.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.