Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20658 E. 2017/25316 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20658
KARAR NO : 2017/25316
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 09.01.2003-31.01.2013 tarihleri arasında davalının iş yerinde kaporta teknisyeni olarak çalıştığını, son ücretinin 3.396,60 TL olduğunu, yol ve yemeğin davalı tarafından karşılandığını, ücrete ek olarak ciroya göre net 200,00-300,00 TL prim ödendiğini, iş akdinin 31.01.2013 tarihinde haksız nedenle fesih edildiğini beyan ederek davalıdan kıdem ve ihbar tazminatını talep etmiştir.Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe:Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup kanuni dayanak 4857 sayılı Kanun’un 25. ve devamı maddeleridir.4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.Davacının 09.01.2003- 31.01.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde kaporta teknisyeni olarak çalıştığı, iş akdinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı Kanun’un 25/2-e maddesi gereğince “işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” nedeni ile fesih edilmiştir. Davalı işyerine tamir edilmek üzere bırakılan aracın bagajında bulunan kalemlerin araç tesliminden sonra bulunmaması sebebi ile araç sahibi davalı işverene şikayette bulunduğu, söz konusu kalemlerden birinin davacının kullanmış olduğu takım tezgahında bulunması diğer kalemlerin de diğer çalışma arkadaşlarında olduğunun tespiti üzerine üzerine davacının iş akdinin fesih edildiği anlaşılmıştır.
Davacının olaydan sonra alınan 26.12.2013 tarihli savunmasında aracın tüm parçaları söküldükten sonra bagajdaki parçaları muhafaza etmek için karton kutuya koyduğunu, kartona plaka numarası yazmak için üzerinde ve atölyede kalem bulunmaması nedeni ile aracın bagajında bulunan kalemlerden biri ile kartona araç plakasını yazdığını, farkında olmadan kalemi tezgahın üzerinde unuttuğunu,kastının olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; söz konusu maddi değeri belli olmayan 1 adet kalemi müşteriye ait olup aracın bagajında bulunan eşyaları koyduğu kutunun üzerini yazmak için aldığı ve kullandığı, daha sonra kalemi takım tezgahında unuttuğu ve müşterinin bagajına koymadığı ve davacının 1 adet kalemi çalmak amacıyla almadığı, davacının davalı işyerinde 10 yılı aşkın kıdemi, yaptığı işin özelliği, savunmasının olayın oluşuna ve gelişime uygun olup samimi ve inandırıcı olması ve kasten yapmadığı 1 adet kalemi sehven tezgah üzerinde bırakarak müşteriye teslim etmeme eylemi nedeni ile uygulanan fesih yaptırımının çok ağır olduğu nazara alındığında davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı ve bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.Dava dışı araç sahibi, davacının özür dilediğini, kalemi geri koymayı unuttuğunu beyan ettiğini,şikayetçi olmadığını bildirmiştir.Davacının iş sözleşmesinin feshine neden olan kayıp kalemlerden dolayı davacı ile aynı tarihte iş akdi feshedilen … adlı şahsın açmış olduğu davada mahkemece , davacının niyeti ne olursa olsun onarım için iş yerine bırakılan araçtan her hangi bir eşyanın alınmasının, davalı işverenin müşterileri nezdindeki ticari itibarını zedelediğinin kabul edilmesi gerektiği buna göre de davalı işverence iş akdinin haklı nedenle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebe hakkı olmadığı kabul edilmiş ve karar Dairemizce 2014/30930 esas sayılı dosya ile onanmıştır.Davacının söz konusu olay sebebi ile savunmasında; kalemi bizzat arabadan aldığını kabul etmiştir. İşyerinde kaybolan bu kalemlerin, işyerinde yapılan soruşturma sonucunda iş akdi feshedilen …’de olduğu, bir kaçınında diğer çalışma arkadaşlarına verilmiştir. Araç sahibinin şikayetiyle olay açığa çıkmış, öncesinde davacını herhangi bir kusurunu düzeltme çabasına girmediği görülmüştür. Kalemlerin maddi değerinin olmaması hususu ise; işçi işveren arasında olması gereken doğruluk ve sadakat ilkelerinin çerçevesinde değerlendirilemez Bu noktada davacının, iş ilişkisinin gerekleri, doğruluk, güven sadakat ve davalının ticari itibari çerçevesinde davacının kendisine emanet edilen araç ya da içerisinde bulunan her türlü eşya, evrak için gerekli özeni ve hassasiyeti göstererek çalışması gerekmektedir. Her ne kadar ihtiyaca binaen alındığı belirtilmiş ise de işyeri ortamı ve şartları düşünüldüğünde, başkasına ait kutunun açılması yazı yazmak için zaruriyet içermemektedir. Nitekim emsal dosyada da bu cihette karar verilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin belirtilen sebeplerle davalı tarafından haklı sebeplerle feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken, Mahkemece kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 21/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.