Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20897 E. 2017/24880 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20897
KARAR NO : 2017/24880
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının 2010 yılı Nisan-Temmuz aylarında davalı Bakanlık Mali İşler Dairei Başkanlığı Kafeterya ve Tabldot Şubesinde görevli olduğu sırada fazla süreli çalışma ve fazla çalışma yaptığını, işyeri kayıtları ile tespit edilen bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla süreli çalışma ve fazla çalışma ücretlerinin yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 33. maddesi uyarınca her ay ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının çalışmalarının karşılığını izin olarak kullandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma süresinin belirlenmesi uyuşmazlık konusudur.01.01.2009-31.12.2010 dönemini kapsayan 13 dönem toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinde, haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğu, bu çalışma süresinin haftada 5 saat veya 8 saatlik çalışma şeklinde uygulanacağı, cumartesi gününün akti tatil olduğu; 29. maddesinde ise haftalık 40 saati aşan çalışmanın fazla sürelerle çalışma olup ücretinin normal ücretin %50 fazlası ile, 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak %75 fazlası ile ödeneceği düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacının Nisan 2010 – Temmuz 2010 dönemini kapsayan talebi ile ilgili olarak, dosyada mevcut mesai çizelgesi ile sonuca gidilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çizelge doğrultusunda davacının fazla çalışma ve fazla süreli çalışma saatleri ayrı ayrı belirlenmiş olup; buna göre, davacının Nisan 2010 döneminde 18 saat fazla çalışma, 24 saat fazla süreli çalışma; Mayıs 2010 döneminde 18 saat fazla çalışma, 22 saat fazla süreli çalışma; Haziran 2010 döneminde 21 saat fazla çalışma, 23 saat fazla süreli çalışma, Temmuz 2010 döneminde ise 40 saat fazla çalışma, 0 saat fazla süreli çalışma yaptığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki, Temmuz 2010 dönemi için davacının hiç fazla süreli çalışma yapmadan 40 saat fazla çalışma yaptığının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Söz konusu döneme ilişkin mesai çizelgesinde de, 40 saat ifadesinin yanında 20+20 rakamları yazılı olup; bir kimsenin haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak uygulandığı işyerinde öncelikle haftalık 45 saati aşıncaya kadar olan çalışmalarının fazla süreli çalışma olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla, Temmuz 2010 döneminde (fazla saatlerle çalışma süresi olan) 40 saat çalışma süresinin tamamı fazla çalışma olarak nitelenerek, karşılığının %75 zamlı hesaplanması isabetli olmamıştır.
3-Taraflar arasında fazla sürelerle çalışma alacağına uygulanacak faizin başlangıç tarihi uyuşmazlık konusudur.Mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanun’un 61. maddesi ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 53. maddesinin 2. fıkrasında, “Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında temerrüt tarihinden itibaren, işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır” şeklinde kurala yer verilerek uygulanması gereken faiz türü belirtilmiştir.4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre de, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.Davacı gerek fazla çalışma ücreti gerekse fazla sürelerle çalışma ücreti için, Toplu İş Sözleşmesinin 33. maddesi uyarınca ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmasını talep etmiş olup, Mahkemece fazla çalışma ücreti için dava ve ıslah tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Fazla sürelerle çalışma alacağına yönelik olarak ise, toplu iş sözleşmesi ve bilirkişi raporuna göre ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere bankalarca uygulanan en yüksek işletme faizine hükmedilmiştir.
Böylece Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve 13. dönem Toplu İş Sözleşmesinin 33 maddesinde yer alan ‘işçi ücretlerinin kanuni ödeme tarihinde veya bu tarihten itibaren ilk üç işgünü içinde ödeneceği’ yönündeki düzenleme uyarınca fazla sürelerle çalışma alacağı için uygulanması gereken faizin başlangıç tarihleri alacağın 2.228,50 TL tutarındaki kısmı için 06.05.2010 tarihi, 2.042,70 TL tutarındaki kısmı için 04.06.2010 tarihi, 2.135,55 TL tutarındaki kısmı için 06.07.2010 tarihi olarak belirlenmiştir.Ne var ki, ücret alacağına ilişkin olarak toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenleme fazla sürelerle çalışma alacağını kapsamamaktadır. Fazla sürelerle çalışma için toplu iş sözleşmesinde açık bir ödeme tarihi kararlaştırılmadığına göre, hüküm altına alınan alacaklara dava ve ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Sonuç:Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, 14.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.