Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20961 E. 2017/24884 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20961
KARAR NO : 2017/24884
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalılardan …’ye ait işyerinde 01.07.2006 tarihinde fizyoterapist olarak çalışmaya başlayıp daha sonra bu kişinin kurduğu şirkette çalışmaya devam ettiğini, son net ücretinin 2.528,35 TL olduğunu, 2012 yılı ekim, kasım ve aralık aylarına ait ücretlerinin eksik ödendiğini, defalarca talep etmesine rağmen alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve eksik ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının hiçbir zaman …’nin şahsı adına çalışmadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının işverenle yaşadığı sözlü tartışma sebebiyle işyerinden ayrılarak tekrar gelmeyeceğini telefonla bildirdiğini, davacının ücretinin bordrolarda belirtilen şekilde olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını ve davacının kullanmadığı 14 günlük izin hakkının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davalılardan … aleyhine açılan davanın husumet sebebiyle reddine, diğer davalı … Sağlık Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.Somut olayda, davacı son net ücretinin 2.528,35 TL olduğunu ileri sürmüş olup, gerçekten de dosya içinde mevcut imzalı Ocak 2013 bordrosuna göre, kazançlar toplamı 3.385,04 TL ve net ücret 2.528,35 TL’dir. Uyuşmazlık davacının 2012 yılının ekim kasım ve aralık aylarına ait ücretlerinin eksik ödendiğine yönelik iddiası ile ilgilidir. İşveren, anılan dönemde davacının ücretinin bordroda gösterildiği gibi brüt 1.500,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, emsal ücret araştırması, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve bilirkişi raporuna göre davacının 2012 yılının ekim, kasım ve aralık aylarına ait ücretinin eksik ödendiğine karar verilerek ücret alacağı hüküm altına alınmış ise de, karara esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Raporda, davacının ücretinin bordroda net 2.528,35 TL, brüt 3.385,04 TL olduğu belirtildikten sonra; davacının ücretinin net 2.500,00 TL olarak kabulü halinde brüt ücretin 3.489,18 TL olacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, yıllık izin ücreti hesabının brüt 3.385,04 TL, eksik ücret alacağı hesabının ise brüt 3.489,18 TL üzerinden yapıldığı anlaşılmakta olup; söz konusu farklılıkların sebebi açıklanmamıştır. Davacının, bilirkişi tarafından kabul edilen gerçek ücret miktarının ne olduğu, brüt ve net olarak ayrı ayrı belirlenerek ortaya konulmuş değildir. Davacı tarafça ödendiği iddia edilen net ücret rakamı olan 2.528,35 TL’nin brüt miktarının raporda farklı şekillerde değerlendirilerek bunun dayanağının da gösterilmemiş olması hatalı olup, davacının Ocak 2013 bordrosunda ele geçen net ücretinin ve brüt ücretinin doğru şekilde belirlenerek alacakların buna göre hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.