YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20980
KARAR NO : 2017/28611
KARAR TARİHİ : 14.12.2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 17/03/2010 tarihinde satış danışmanı olarak işe başladığını, sırasıyla, Bodrum, Samsun, … ve … Mağazalarında çalıştığını, iş sözleşmesinin 04/03/2013 tarihinde işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesihte yazılı olarak kaybolan ürün hakkında mağaza yöneticilerini bilgilendirmeyip, gerçeğe aykırı işlem yaptığı gerekçesi bulunduğunu, sözlü olarak hırsızlık yaptığı iddiası ile işten çıkartıldığını, esasında … isimli ürünün davacının sorumluluğunda ve yetkisinde olmadığı halde AVM deposuna taşındığını, depoda yer olmadığından mağaza dışına bırakıldığını, aynı AVM ‘de bulunan Euro Moda mağazası çalışanları tarafından yanlışlıkla götürüldüğünü, bu durumun o zamanki mağaza müdürü ve çalışanları tarafından bilindiğini, 11/01/2013 tarihinde müdür değişikliği yapıldığında, devir teslim ve sayım sırasında bu durumu yeni müdüre eski müdürün anlatması gerektiğini, eski müdürün bunu yapmadığını, davalının 24/02/2013 tarihinde bu durumu öğrendiğinden bahisle 25/02/2013 tarihinde davacıdan yazılı savunma istediğini, iş sözleşmesinin altı günlük süre dolduktan sonra feshedildiğini, davacının aylık 900,00 TL ücreti olduğunu, fazla mesaiye kalıp mola saatinde dahi çalıştığı halde fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izninin bir kısmını kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 17/03/2010 tarihinde satış danışmanı olarak çalışmaya başladığını, en son 1.150,00 TL brüt ücret ve 182,00 TL yemek ücreti ödendiğini, iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/2 maddesi gereğince … ve iki adet sandalyenin kaybolmasını ve stokta varmış gibi işlem yaparak amirlerini yanıltması sebebi ile güven sarsıcı ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile feshedildiğini, hırsızlık suçlamasının doğru olmadığını, 21/12/2012 tarihinde iade edilen malzemenin 10 günden fazla süre mal kabul alanında bekletilip depoya alınmadığını, daha sonra ürünün kaybolduğunu, davacının 11/01/2013 tarihinde mağaza müdürü … ayrılacağı tarihte bu konuyu söylediğini, mağaza müdürünün değişmesi sırasında da yeni müdüre bu durumu söylemeyerek sakladığını, stoklarda … Mağazasının deposunda görülmesi sebebiyle durumun farkına varıldığını, iş sözleşmesinin 04/03/2013 tarihinde yapıldığını, altı günlük yasal sürenin burada uygulanamayacağını, fesih sebebine göre kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini, diğer alacakların zamanaşımına uğradığını, izin alacağının bankaya yatırıldığını, başka bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde satış danışmanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, kaybolan ürünlerin AVM mal kabul alanında bulunmadığını tespit etmesine rağmen mağaza yöneticilerini ve şirket yetkililerini bilgilendirmediği ve 11/01/2013 tarihinde yapılan mağaza sayımında ürünlerin fiilen mevcut olduğunu ilişkin usulsüz ve gerçeğe aykırı işlem yaptığı gerekçesiyle, haklı sebep bulunduğu ileri sürülerek işverence feshedilmiştir. Davacı, fesihten önce alınan savunmasında, iade edilen ürünlerin içeriye alınmadığı ve sonrasın da kaybolduğunu, bu durumu AVM müdürüne ilettiğini ve kamera kaydı ile tespit edileceğinin belirtildiğini, sayım günü müdüre ürünlerin olmadığını beyan ettiğini, müdürün sayıma ürünlerin eklenmesini istediğini ve bu ürünlerin sayıma eklendiğini beyan etmiştir. Ayrıca dosya kapsamında bulunan e-posta yazışmalarında kaybolan ürünlerin başka şube tarafından satılması üzerine bu ürünler hakkında davacıya bilgi sorulduğu, davacının malların müşteri değişimi ve problemli olduğu yönünde bilgi verdiği, devamında ürünlerin resimlerinin istenmesi üzerine davacının ürünün ara depoda olduğu için fotoğrafını çekemediğine ilişkin bilgi verdiği anlaşılmaktadır. Davacı e-posta yazışmalarında ürünler depoda olmamasına rağmen yanıltıcı beyanda bulunmuştur. Davacının tüm bu eylemleri, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış niteliğinde olduğundan, fesih haklı sebebe dayanmaktadır. Bu halde, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.