YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21272
KARAR NO : 2017/28429
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.08.2011-11.01.2013 tarihleri arası davalı şirkette reyon sorumlusu olarak çalıştığını, davalıya gönderilen ihtarnamede yer olan sebeplerden ötürü 11.01.2013 tarihinde iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, fazla mesai ve genel tatil günlerinde çalışmasına ilişkin ödeme yapılmadığını, iş koşulu ve çalışma şartlarının zorlaştırılmaya çalışıldığını ve her an davacının işinden kovulacak korkusuyla karşılaştığını belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ve aylık ücret alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığından kıdem tazminatı hak etmediğini, davalı işyerinde kanunun öngördüğü çalışma sürelerine uyulmakta olup fazla mesai yapılmadığını, ücret bordrolarında tahakkuk eden ücretlerin cari hesap kartına yansıtıldığını ve davacının banka hesabına yatırıldığını, fazla çalışma yapan personele aylık ücreti ile birlikte fazla mesai ücretinin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Kanunun 294/3. maddesinde “hükmün tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.” 298/2 maddesinde ise “gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda kıdem tazminatına, fazla çalışma ücreti ile genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesine ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmesine karşın gerekçeli kararda, çalışma süresine göre yasa gereği hak kazanılan senelik izin sürelerinin tam olarak kullanıldığı ya da karşılığının ödendiği ispatlanamadığından izin ücreti alacağının kabulü gerektiği belirtilerek yıllık izin ücreti alacağına da hükmedilerek kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 10/04/1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma sebebidir. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi sebebiyle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davacı tarafın son duruşmada senelik izinlerin hepsini kullandıklarını kabul ederek izin ücreti talebinden vazgeçtiklerine dair beyanı karşısında talep aşılarak yıllık izin ücreti alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
3- Davacının fazla çalışma ücreti alacağı yönünden ise, somut olayda mahkemece tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmış ise de; bir kısım ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku yapıldığı anlaşılmış olup, imzalı ücret bordrolarında tahakkuk olan dönemlerin dışlanarak, imzasız ücret bordrolarında tahakkuk olup da banka kayıtları ile uyumlu olan ödemelerin ise mahsup edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Diğer yandan, davacı dava tarihinden önce davaya konu alacaklarının ödenmesi için davalı işveren yerine… . Tic. A….ye ihtarname göndermiş olup, talep ettiği bu alacaklar yönünden davalı işveren dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiştir. Bu durumda temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.