YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21648
KARAR NO : 2017/27855
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, kayakçı olarak sağlık kuralları bakımından günlük yedibuçuk saat ve daha az çalışılması gereken işler hakkındaki yönetmelik kapsamında çalıştığını, günlük azami çalışma süresi yedibuçuk saat iken 07:30-18:00 saatleri arasında günde bir saat ara dinlenme ile çalıştığını ve günde iki saat fazla mesai yaptığını belirterek fazla mesai ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, kaynak atölyesi yardımcı birim olduğundan çoğu zaman iş yapılmadığını ve günde yedibuçuk saatten fazla çalışılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def’inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Dosya içeriğine göre, dava kısmi alacak davası olarak açılmış ve bu şekilde sonuçlandırılmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen miktara göre ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın tümü ile kabulüne karar verilmiştir. Ancak hesaplama 11.09.2008 tarihine tarihe kadar yapılmış ve davacı 25.02.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep konusu fazla mesai ücreti alacağının değerini artırmıştır. Davalı taraf süresi içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu duruma ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.