Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/21902 E. 2017/27932 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21902
KARAR NO : 2017/27932
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı 5. Bölge Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdine haklı bir neden olmaksızın son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakalık vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiş; diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı..şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden yıllık izin alacağı bakımından davanın kabulüne karar verilmiş, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
I- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, davacı ve davalı Bakanlığın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
II-Davalı Bakanlığın temyizi yönünden yapılan incelemede, davacının çalıştığı Bölge Müdürlüğü’nün Orman ve Su işleri Bakanlığı’na bağlı olduğu dikkate alındığında, karar başlığında davalı olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı yazılması yerine ” Orman Genel Müdürlüğü’ne izafeten Orman ve Su İşleri Bakanlığı V. Bölge Müdürlüğü” yazılması hatalı olduğu gibi kabule göre; davanın reddedilen kısmı bakımından davalı … ve Su İşleri Bakanlığı lehine hüküm altına alınması gereken avukatlık ücretinin dosyada taraf sıfatı bulunmayan Orman Genel Müdürlüğü yararına hüküm altına alınmış olması hatalıdır.
III- Davacının temyizine gelince;
1- Taraflar arasında davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde son bulup bulmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davalı Bakanlık bünyesinde en son davalı ..şirketi işçisi olarak pikap şoförlüğü yapan davacı, iş akdine haklı bir neden olmadan son verildiğini öne sürmüş olup davalılar davacının 20.06.2013 tarihinde yapmış olduğu trafik kazasındaki kusur ve zarar durumu nedeniyle iş akdine haklı olarak son verildiğini savunmuşlardır. Davalı ..Ltd. Şti tarafından 31.07.2013 tarihli Bakanlığa hitaben yazılan dilekçe ile davacının trafik kazasında kusurlu bulunmuş olması nedeniyle 01.08.2013 tarihinden itibaren yerine Bakanlıkta çalıştırılmak üzere bir başka işçinin görevlendirildiği bildirilmiş, davalı Bakanlık ise sözü edilen bildirimin uygun bulunması nedeniyle 12.08.2013 tarihi itibariyle davacı yerine bir başka işçinin çalıştırılmaya başlandığını belirtmiştir. Davalı şirket 24.7.2014 tarihli mahkemeye hitaben vermiş olduğu dilekçesinde davacının 20.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kaza raporuna göre kusurlu olduğu ve 5.8.2013 tarihli faturaya göre de zararın işçinin otuz günlük ücretinin üzerinde olması nedeniyle iş akdine 19.08.2013 tarihinde son verildiğini belirtmiştir. İşten ayrılış bildirgesine göre davalı şirketin …’ya bildirmiş olduğu çıkış nedeni ”kod 4: işveren tarafından haklı bir neden olmadan iş akdine son verilmesi” , çıkış tarihi ise 19.08.2013 dür. Son ay için 19 gün çalışma bildirilmiştir. Dosya içerisinde davacının iş akdinin 19.08.2013 tarihinden önce sona erdirildiğine ilişkin bir şirket savunması ve delil bulunmamaktadır. … halde, davacının iş akdine 19.08.2013 tarihinde son verildiği ancak kusur ve zararın davalı şirketçe öğrenildiği tarihin 5.8.2013 olduğu görülmektedir.
4857 Sayılı Yasa’nın 26. maddesine göre, işverenin iş akdini haklı nedenle derhal sona erdirme yetkisi, kusur ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü geçtikten sonra kullanılamaz.
Açıklanan nedenlerle, davacının iş akdinin feshinin süresinde ve derhal yapıldığından söz edilemeyeceğinden mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması yerine taleplerin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı ilkeler ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı için de geçerlidir.
Somut olayda, davalı asıl işveren Orman ve Su İşleri Bakanlığı olup resmi bir kurumdur. Davalı bünyesinde çalışan işçilerin yaptıkları fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil günü çalışmalarına ilişkin kayıtların tutulması gerekmektedir. Davacı da taşıt görev emirlerinin ve makine kartlarının davalı kurumdan istenmesini talep etmiştir. Mahkemece uyuşmazlık konusu döneme ilişkin kayıt ve belgeler istenip değerlendirilmeden fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacıya iadesine, 06.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.