YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21957
KARAR NO : 2017/25168
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve gece çalışma alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı uyuşmazlık konusudur.Savunma hakkı Anayasamızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır.
Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.Somut olayda; davalı vekilinin 23.12.2014 tarihli cevap dilekçesinde tanık delili delil olarak gösterilmiş, tanık isim ve adreslerinin bilahare bildirileceği belirtilmiştir. Davalı vekilinin tanık listesini 24.02.2015 tarihli dilekçesi ile dosyaya ibraz ettiği görülmektedir. 24.02.2015 tarihli celsede ise davalı vekili tanık listesini dosyaya ibraz ettiklerini beyan etmiş, iki davalı tanığı o celse dinlenmiştir. Yine davalı vekili 09.03.2015 havale tarihli dilekçesinde bilirkişi incelemesi öncesinde dinlenmeyen son tanığının dinlenmesi için talimat yazılmasını talep etmiş, ıslaha karşı verdiği dilekçede de tanığın dinlenmesi akabinde bilirkişiye verilmesini talep etmiştir. 04.06.2015 tarihli celse, “Davalı vekilinin mazeretinin kabulüne dosya yeterince aydınlandığından dinlenmeyen tanıklarının dinlenmesi talebinin dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu aldırılması talebinin reddine” karar verilmiştir.
Davalı tarafın delil listesinde ismi geçen ve dinletmek istediği tanığın her ne kadar dosyanın yeterince aydınlandığı gerekçesiyle dinlenmesi reddedilmiş olmakla birlikte söz konusu davalı tanığının dinlenilmesi hususunda esasen somut bir sebep bildirilmeksizin dinlenilmemesi usule aykırı olup davalının savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında davacının fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunup bulunmadığı noktasında da uyuşmazlık söz konusudur.Yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen kararda; dosyadaki nöbet çizelgelerinin davacı tarafça sunulduğu, nöbet çizelgelerine davacı ile davalı tanık beyanları doğrultusunda itibar edildiği, usulüne göre işverence tutulan kayıtlar olmadığı görüldüğünden bahisle tanık beyanları ile bunu destekleyen söz konusu çizelgelerin birlikte değerlendirilerek fazla çalışma ücretinin hesaplandığı, fazla çalışmadaki açıklamalarda olduğu gibi tanıkların davacının nöbette olduğu zamanlarda ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ifade edildiğinden bahisle dosyadaki nöbet çizelgelerinde gözüken ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tespit edileceği ifade edilmiştir.
Mahkemece kararda, dosyaya davacı tarafça sunulan nöbet çizelgelerinin işverence tutulan kayıtlar olmadığının belirtildiği görülmektedir. Davacı tarafından sunulan ve bir kısmı imzasız olan vardiya çizelgelerine ilişkin olarak davalı tarafın itirazı bulunmakta olup sıhhati şüpheli belgelere itiraz edildiği için davalı işverenden davacının çalışma süresine ilişkin vardiya cetvellerinin celbedilmesi, gerekirse belgelerde imzası olan davacı tanığı tesis müdürüne de imzanın sıhhati sorularak sonucuna göre fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin değerlendirilmesi gerekir.
Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.