Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/21990 E. 2016/17366 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21990
KARAR NO : 2016/17366
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, zorla elinden istifa dilekçesi ile ibraname alındığını ihtarname ile bu ibra ve fesih yazıları istenildiğini ancak iade edilmemesi üzerine haklı nedenle iş sözleşmesi feshedildiğini, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı Hazine vekili; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuştur.
Davalı şirket vekili; davacının mazeret bildirmeden işyerinden ayrıldığını tutanak tutulduğunu, kendisinin istifa ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili ihale ile hizmet alımı yapıldığını, illiyet bağı bulunmadığını, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulmadığını beyan etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Verilen karar davalı … müdürlük vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar 06.11.2014 tarihinde verilmiş olmakla söz konusu tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup talep ettiği işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmişse de davalılar lehine ayrı ayrı 50,00 TL vekalet ücretine karar verilme hatalıdır. Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi uyarınca davalıların herbiri lehine 440,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Ancak belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki “Davalılar ………. ile … vekili için aynı tarife hükümleri uyarınca ölçümlenen taktiren ayrı ayrı 50,00’şer TL’nin davacıdan alınıp davalılara verilmesine” ibaresi yerine “Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi uyarınca, ayrı ayrı 440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2016 günü oybirliği ile karar verildi.