YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22249
KARAR NO : 2017/25689
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 19/01/2000 tarihinden 03/09/2012 tarihine kadar çalıştığını, fazla mesai ve genel tatil çalışmaları karşılığının ödenmediğini, davacıya 500,00.-TL ücretle çalışmasının söylendiğini, davacı bu teklifi kabul etmeyince 03/09/2012 tarihinde işten çıkarıldığını belirterek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar cevabının özeti:
Davalı … vekili; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, iş yerinin …’na bağlı resmi bir anaokulu olması nedeni ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta sonunda kapalı olduğunu, okullar açıldığında davacı ile görüşüldüğünü ancak davacının okul idaresine hiçbir cevap vermediğini, bu şekilde davacının iş akdinin sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dr. Meral Kılıçözü Anaokulu vekili; davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini, okulun …’na bağlı olduğundan dolayı fazla mesai, hafta sonu ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti günlerinde çalışmasının fiilen imkansız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı …’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Her ne kadar Mahkemece; davalı işverenin davacıya asgari ücretin altında bir ücret teklif etmesi üzerine davalının bu teklifi kabul etmemesi nedeniyle davacıyı tekrar işe başlatmadığı, iş akdinin feshinde davalının haksız olduğu, tespitinde bulunmuş ise de bu tespite katılmak mümkün olmamıştır. Davacının kendisine teklif edilen ücreti kabul etmeyerek işten ayrıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının daha düşük ücretle çalışması beklenemeyeceğinden davacının feshi haklı nedene dayanmaktadır. Dava konusu olayda davalının haksız feshi değil, davacının haklı feshi sözkonusudur. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat türüdür. İş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün değildir. Davacının haklı nedenle feshi nedeniyle ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar vermesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında çözümlenmesi gereken bir diğer uyuşmazlık, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı noktasındadır.
Genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında ulusal bayram genel tatil ücretinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin anılan çalışmalar karşılığı alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Somut olayda; dinlenen davacı tanıklarından … ve … aynı işyerinde çalışan kişiler değildir, diğer tanık … ise davacı ile aynı veya benzer işi yapan çalışan olmayıp davalı işyerinde öğretmen olarak çalışmıştır. Davacının çalıştığı işyerinin okul olması ve yapılan çalışmaların resmi takvim ve mesai saatine göre belirlenmesi dikkate alındığında genel tatil ücretinin, iş yerinin çalışma düzenini bilmesi mümkün olmayan tanıkların beyanına dayanılarak kabulü hatalıdır. Kaldı ki dosya kapsamındaki tanık beyanları hayatın olağan akışına aykırı olup inandırıcı değildir. Hal böyle olunca söz konusu genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de Dr. …. Anaokulu Müdürlüğünün tüzel kişiliği olmadığı halde ve bu okulun bağlı bulunduğu … davalı olarak gösterildiği halde, Dr. …. Anaokulu Müdürlüğünün karar başlığında davalı olarak gösterilmiş olması ve okul müdürlüğü kendisini ayrı bir vekille davada temsil ettirdiği halde ücreti vekalet bakımından karar verilmemiş olması da hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.