YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22332
KARAR NO : 2017/28463
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde tanker şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini davacının Burdur, Isparta, Afyon, …, Akşehir, Denizli, …, Gönen, Erdek, Bodrum ve Fethiye gibi güzergahlara gaz sevkiyatı yaptığını, davalı işverenin …’da bulunan garajından 05.00-05.30 saatinde yola çıkarak, 02.00-03.00 saatlerinde aynı garaja geri döndüğünü, bunun dışında da bir ay boyunca davalının Antalya’da sabit bulunan aracı ile o bölgedeki gaz istasyonlarına sevkiyat yaptığını fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, dilekçesinde hiçbir alacağı kalmadığını beyan ettiğini, sürüş saatleri takip tablosuna göre davacının hangi sefere gittiği ve kaç saat çalıştığının belli olduğunu kayıtlara göre davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre de yasal zorunluluk gereği günlük 9 saatin aşılmasının söz konusu olmadığını, davacının hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti doğduğu takdirde bu ücretlerin bordroda gösterilmek suretiyle ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
A-Davalı Temyizi Yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan/temyize konu edilen miktar 388,85 TL olup, bu miktar, karar tarihi itibari ile 2.080,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin HUMK’nun 426/A, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE,
B-Davacı Temyizi Yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacakların ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, …’daki işyerinde tanker şoförü olarak çalışan davacı, hem davalı işverenin …’da bulunan garajından saat 05.00-05.30’da yola çıkarak, Burdur, Isparta, Afyon, …, Akşehir, Denizli, …, Gönen, Erdek, Bodrum ve Fethiye gibi güzergahlara gaz sevkiyatı yaptığını ve saat 02.00-03.00 civarında aynı garaja geri döndüğünü, hem de bunun dışında bir ay boyunca davalının Antalya’da sabit bulunan aracı ile o bölgedeki gaz istasyonlarına sevkiyat yaptığını ileri sürmüştür. Davalı ise dosyaya sürüş saatleri takip tablosu günlük sevk formları ve ücret bordroları sunmak suretiyle davacının çalışma süresinin kayıtlara göre takip edildiğini, böylece fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve işyeri kayıtları dikkate alınarak, aracın iki şoför tarafından kullanıldığı, dosyada mevcut sürüş saatleri takip tablosuna göre davacının 45 saati aşan çalışmalarının bulunmadığı sonucuna varılarak fazla çalışma alacağı isteminin reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan değerlendirmeye esas alınan sürüş saatleri takip tablolarının ve işverence sunulan kayıtların davacının imzasını içermediği, yargılama sırasında söz konusu belgelere davacı tarafça itiraz edildiği, kimi el yazılı olan bu belge içeriklerinin her zaman değiştirilebileceğinin veya belgelere sonradan ekleme yapılmasının mümkün olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece bu belgelere itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Söz konusu kayıtlar, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında delil olarak kabul edilemeyeceğinden, tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, tanık beyanlarında davacının kullandığı araçta iki şoför olduğu belirtilmekte ise de, bu beyanların da çelişkili olduğu görülmekte olup, davacının ileri sürdüğü iki farklı çalışma biçiminden hangisinde araçta iki şoför bulunduğu anlaşılamamaktadır. Dosya içeriğine göre davacı tanıkları, davacının dava dilekçesinin 3. paragrafına göre çalıştığını, bir araçta çift şoför olarak çalışıldığını, 4. paragraftaki çalışma koşullarını duyduklarını beyan ederken; davalı tanığı …, sevkiyata iki şoför çıkıldığını birinci şoförün aracı 9 saat kullandığını, daha sonra ikinci şoförün kullandığını beyan etmiştir. Davacı ilki günlük olarak ifade edilebilecek güzergahları, ikincisi ise aylık olarak ifade edilebilecek Antalya ve bölgesindeki güzergahlarda çalışması bulunmaktadır. Her iki çalışma biçimine göre çalışma günlerinin ve saatlerinin net bir biçimde ortaya konulması ve buna göre araçta iki şoför çalışıp çalışmadığının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının iddiasına konu çalışma biçimlerine göre araçta tek şoför mü yoksa çift şoför mü çalıştığı hususunda gerekirse tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle araştırma yapılarak, çift şoför olarak çalışılan dönemler yönünden fazla çalışma yapılması söz konusu olmayacağından bu dönem yönünden talebin reddine karar verilmelidir. Davacının tek şoför olarak çalıştığı tespit edildiği takdirde ise, davacı tanıkları ile davalı tanığı …’in “yukarıda söylemiş olduğum 9 saatlik süre araç kullanmamız için tespit edilen süredir. Bazen 10 saat 11 saat de çalıştığımız oluyordu” şeklindeki beyanı doğrultusunda davacının haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile sonuca gidilmesi yerinde olacaktır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.