Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22523 E. 2017/27938 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22523
KARAR NO : 2017/27938
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait Türkmenistan’daki inşaat işyerinde çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle hizmet sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini öne sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ve hafta tatili alacağı bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı ilkeler hafta tatili alacağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışma süresi boyunca bir ay haftanın yedi günü, bir ay haftanın altı günü çalıştığı ve haftalık otuz saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı işyerinde çalışan başka işçilere ait olan ve Dairemizden geçen 2014/17389, 2012/25924, 2012/25926, 2012/25927 esas sayılı dosyalar ile davalıya ait Dairemizden geçen diğer emsal dosyalar ve aynı gün temyiz incelemesine tabi tutulan Dairemizin 2015/22523, 2016/3675-3676-3677 ve 2016/31006 Esas sayılı dava dosyaları birlikte değerlendirildiğinde, davalı işyerinde 08:00-18:00 saatleri arasında çalışıldığı, her ay ayda iki hafta tatilinde çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarının somut davada çıkacak sonuçtan menfaat elde edebilecekleri de dikkate alındığında, beyanlarının tek başına hükme esas alınması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, 8.00-18.00 saatleri arasında bir saat ara dinlenmenin tenzili ile ayda iki hafta haftalık onbuçuk saat, iki hafta da haftalık dokuz saat fazla çalışma yapıldığının ve her ay ayda iki hafta tatilinde çalışıldığının kabulünün dosya içeriğine uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Belirtilen şekilde hesaplama yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı … davalı arasındaki diğer uyuşmazlık fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretinde yapılan takdiri indirim oranı konusundadır.
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca takdir indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır
Somut uyuşmazlıkta; davacı, tanık anlatımlarına dayalı olarak hesaplanacak fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, %50 oranında takdiri indirim yapılarak söz konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından takdiri indirim yapılması yerinde ise de %50 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek nitelikte ve çok fahiştir. Davalı işverene karşı açılarak sonuçlanan emsal dosyalardaki kabuller de gözetildiğinde %30 oranında takdiri indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde taraflara iadesine, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.