Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22710 E. 2017/27830 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22710
KARAR NO : 2017/27830
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : MENFİ TESPİT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davalının davacının işçisi iken geçirdiği iş kazası neticesinde uğradığı zararların tazmini için iş mahkemesinde dava açtığını, söz konusu davada verilen karar doğrultusunda davacı aleyhine ilamlı icra takibi başlattığını, takip devam ederken tarafların haricen anlaşmaları üzerine ibraname düzenlendiğini, ancak davalının ibranameye rağmen üç yıl sonra icra takibine devam ettiğini, böylece tahsil ettiği alacakları yeniden tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2006/6702 e. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, taraflar arasında iki adet çek karşılığında anlaşma sağlanarak davacıya ibraname verilmesine rağmen, davacının 9.000 TL tutarındaki çekin karşılığını ödememesi üzerine ibranamenin geçersiz hale geldiğini, bu hususun ibranamede düzenlendiğini, belirtilen sebeplerle borçlu tarafından yapılan kısmi ödeme bildirilmek suretiyle icra takibine devam edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İİK 72/3-4 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15’inden aşağı olmamak üzere göstereceği tazminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmaktan dolayı doğan zararını gösterilen teminattan alır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
Bu yasal düzenleme doğrultusunda, davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve kararın fiilen infaz edilmesi gerekir. Somut olayda, bu yönde verilmiş bir tedbir kararı bulunmamaktadır. … halde davalı aleyhine verilmiş veya infaz edilmiş ihtiyati tedbir kararı olmadığı halde, davalı lehine % 40 inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Hal böyleyken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararda, hüküm fıkrasının “dava konusu meblağ üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki 2. paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Şartları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.