Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22746 E. 2017/27771 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22746
KARAR NO : 2017/27771
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddini ve davacının çalıştığı şirketlere davanın ihbarını talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacı işçi şef garson olarak çalıştığı işyerinin kapanması üzerine Genel Müdürlükte evrak takibi ve malzeme taşıma işine verilmek suretiyle çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığı için iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını belirterek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Dosya içeriğinden, davacıya malzeme ve evrak taşıma işinin verildiğine dair bilgi ve belge bulunmamakta ise de işyerinin kapanmasından sonra davacıya aynı veya benzer bir işte çalışması hususunda işverence yapılan bir teklifte bulunmamaktadır. Bu durumda İş Kanununun 24/1-f maddesi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmelidir.
3-Taraflar arasında davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı işçinin fazla mesai alacağı hüküm altına alınmış ise de fazla mesai yapıldığı yönünde (açık ve net olarak çalışma gün ve saatlerini belirten) tanık beyanları bulunmadığı gibi dosyada başka bir belge ve bilgi de bulunmamaktadır. Salt işin niteliğinden hareketle fazla mesai yapıldığının kabulü doğru değildir. Anılan alacağın reddi gerekirken kabulü de hatalı olmuştur.
4-Davacı tarafça dava dilekçesinde 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağının da talep edildiği, ıslah dilekçesiyle bu alacağın 1.584,00 TL olarak ıslah edildiği görülmektedir. Ancak mahkemece taleple bağlı kalınarak denilmesine rağmen 2.201,00 TL yıllık izin ücreti alacağına hükmedilerek talep aşımında bulunularak karar verilmesi hatalı olmuştur.
5-Diğer yandan, davacının ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmamakta iken ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.