Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22809 E. 2017/27905 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22809
KARAR NO : 2017/27905
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.07.2010 tarihinde …’nın temizlik işleri bölümünde işe başladığını, 31.05.2013 tarihinde işgöremez hale geldiğini ve işten ayrılma talebiyle ihtarname çektiğini, ihtarname çekilen … Temizlik Firmasının ihtarnameye cevap vermediğini, …’nın ise tazminat ödemesinin … Temizlik Firması tarafından yapılması gerektiğini belirttiğini, sonraki firma olan …Temizlik Firması tarafından da müvekkiline 05.06.2013 tarihinde işe gelmediği ve işe gelmesi konusunda ihtarname çekildiğini, müvekkilinin 14.07.2010 tarihinden ihtarnamenin çekildiği tarihe kadar kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini belirterek, kıdem tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili, sözleşmeye göre davalı … şirketinin davacının tüm özlük haklarını karşılamakla yükümlü olduğunu, dava konusu olayda asıl işveren alt işveren şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkili Belediyenin ihale makamı olduğunu ve davacının Belediyenin işçisi olmadığından Belediyeye husumet düşmeyeceğini beyanla, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, davacının 01.06.2013, 02.06.2013 ve 03.06.203 tarihlerinde amirlerinden herhangi bir izin almaksızın veya bilgi vermeksizin işe gelmediğini, şirket tarafından keşide edilen Antalya 17. Noterliği’nin 05.06.2013 tarih ve 06065 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya işe gelmeme sebeplerini resmi olarak belgelendirmesi aksi halde iş akdinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini 31.05.2013 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle haklı sebeple feshettiğinin kabulü ile çıkış tarihi itibari ile dava dışı … Ltd Şti işçisi olduğundan davalı … Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı belediye açısından ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshetmekte haklı olup olmadığı ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ile zorlayıcı sebepler ana başlıkları altında düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 14.07.2010 tarihinde …’nın temizlik işleri bölümünde işe başladığını ve o tarihten ihtarnamenin çekildiği tarih olan 31.05.2013 tarihine kadar davalı işyerlerinin personeli olarak çalıştığını, 31.05.2013 tarihinde müvekkilinin işgöremez hale gelmesi ve iş yerinden ayrılmak istemesi nedeniyle ilgili ihtarnameyi çektiğini ileri sürmüş, mahkemece de, davacının iş sözleşmesini 31.05.2013 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına bakıldığında, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar ile dava dilekçesindeki feshe ilişkin bayanların içerik yönünden farklı olduğu dikkat çekmektedir. Her ne kadar dava dilekçesinde davacının işgöremez hale geldiği ve işyerinden ayrılmak zorunda kaldığı iddia edilmiş ise de, yine dava dilekçesinde bahsi geçen 31.05.2013 tarihli ve 14919 yevmiye numaralı ihtarnamede ” 14.07.2010 tarihinde 2601201005693 sicil numarası ile …’nın temizlik işleri bölümünde işe başlamış ve o tarihten iş bu ihtarnamenin çekiliş tarihine kadar iş yerinizde çalışmış bulunmaktayım. 1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesine göre 1 yıl süre zarfını doldurmam dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazanmış bulunmaktayım. 14.07.2010 tarihinden bu yana temizlik işlerini yürüten firma değişiklik arz etmiştir. Ancak bilindiği üzere ilgili firmalar işçi alacaklarından müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Ayrıca Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere tazminat alacaklarından kaçmak amacıyla işçinin iş yerinden girdi çıktı yapılması işverenin kıdem tazminat alacağının oluşmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle işe giriş tarihim olan 14.07.2010 tarihinden işbu ihtarnamenin çekiliş tarihi olan güne kadar kıdem tazminatımın hesaplanarak tarafıma ödenmesi gerekir. … de üst işveren olarak tarafıma kıdem tazminatını ödemekle yükümlüdür. Belirtilen nedenle hesaplanacak tazminat miktarından ihtar edilenlerin müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır. İlgili yasa çerçevesinde iş sözleşmemizin dolması nedeniyle; iş sözleşmesinin sona ermesi sonucu doğmuş olan kıdem tazminatı alacağı vb. diğer alacaklarımın 10 gün içinde tarafımıza ödenmesini, aksi halde alacakların tahsili için yasal yollara başvuracağımızı, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtar ederim. ” denilmek suretiyle iş akdinin sözleşme süresinin dolması nedeniyle davacı tarafça feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanıkları beyanlarında davacının rahatsızlığı nedeniyle işten ayrıldığını ifade etmişlerse de, söz konusu ihtarname içeriği dikkate alındığında sağlık sorunlarından hiç bahsedilmediği ve davacının bu ihtarname içeriği ile bağlı olduğu, işçinin kanunda sayılan haklı fesih şartlarını sağlamadığının kabulü ile, mahkemece davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.