YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22839
KARAR NO : 2017/27875
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek bir takım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin devamsızlık nedeni ile haklı nedenle feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, herhangi bir alacağının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, dini bayram ücret alacağı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla mesai alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesainin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ve genel tatil çalışmasının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesaisi olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla mesai çalışmasının yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir.
Fazla çalışmaya dair kurallar ulusal-dini bayram ve genel tatil alacakları için de geçerlidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai hesabı yapılırken, davacının haftada altı gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı, bir buçuk saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde günlük sekiz saat, haftanın dört günü de 20.00′ a kadar çalıştığı gözönünde bulundurularak haftada onbeş saat fazla mesai yaptığı, dini bayramların 1. günü çalışmadığı, diğer günlerde çalışma yaptığı değerlendirilmiştir. Davacı tanığı Burhan Ceylan’ın, davacının haftanın 6 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalışma yaptığı, haftada birkaç gün 20.00-24.00′ a kadar fazla mesai yaptığı, işyerinde dini bayramlarda nöbet esasına göre çalışıldığını beyan etmesi karşısında bilirkişi tarafından fazla hesaplama yapılması hatalıdır. Fazla çalışmanın hesaplanmasında davacı ve tanık anlatımlarına göre; davacının haftanın 6 günü çalıştığının, haftanın 5 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalışıp, bir saat ara dinlenmesi yaptığının, haftanın bir günü de 08.30-20.00′ a kadar çalışıp, bir buçuk saat ara dinlenmesi yaptığının, dini bayramlarda ise yılda bir bayram çalışıp bir bayram tatil yaptığının kabulü ile hesaplama yapılması gereklidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.