YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22891
KARAR NO : 2017/28494
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı Bakanlığa bağlı …Devlet Hastanesi acil ve yoğun bakım birimi hizmetlerini ihale ile alan şirketlerin işçisi olarak çalıştığını, işverence iş akdinin haksız nedenle sona erdirildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, 2014 Haziran ayı ücreti ve yıllık izin ücret taleplerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hastanenin temizlik hizmetlerinin ihale ile firmalara verildiğini, davacı ile müvekkili arasında hizmet akdi ilişkisinin bulunmadığını, davacının ihaleyi kazanan firmaların işçisi olarak çalıştığını, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda, işyerinde söz konusu olan ve her iki tarafın da kabulünde bulunan 24 saat çalışma 48 saat dinlenme şeklinde gerçekleşen çalışma sisteminde, işçi birinci hafta 3 gün, ikinci ve üçüncü haftalarda 2’şer gün çalışmakta, üç haftada bir bu düzen tekar başa dönmektedir. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin ancak 14 saat çalışabileceği Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan çalışmaları fazla çalışma sayılarak işçinin ayda 30 saat fazla mesai yaptığı gözetilmelidir. Bu yön düşünülmeden hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalıştığı 24 saat içinde 8 saat ara dinlenmesi yaptığı kabul edilip 11 saate kadar olan gündüz çalışmaları için denkleştirme yapılarak davacının ayda 24-8=16-11 = 5×10=50 saat fazla mesai yaptığının kabulü hatalı olup, bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.