Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/23015 E. 2017/28646 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23015
KARAR NO : 2017/28646
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, ücret, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarını talep etmiştir.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalı …. A.Ş. vekili, davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz devamsızlığı üzerine işverence haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, davacının şirket çalışanı olduğunu, davacı ile İdare arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığı bu nedenle İdareye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde tüm çalışması boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını iddia etmiştir. Dinlenen davacı tanıkları işyerinde 2004 yılı sonrası yıllık izinlerin kullandırıldığını ifade etmiştir. Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının onbeş yıldan fazla olan hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığı varsayılarak, yıllık ücretli izin hesabı yapılmıştır.
Davacı tanıklarının beyanları da dikkate alındığında davacının, işyerinde çalıştığı onbeş yıllık hizmet süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece davanın aydınlatılması ödevi çerçevesinde davacının bu konudaki beyanları alınarak sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanması gerekirken, belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile verilmiş olan karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, imzasız bordrolarda asgari geçim indirimi ödemesi bulunmasına rağmen ödemenin ispat edilememesi sebebiyle bu aylara ilişkin hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacıya ait banka hesap ekstresi getirtilmek suretiyle asgari geçim indirimi ödemesi bulunan aylar dışlanmalı, ücret bordrosu bulunmayan ve bordrosu olmasına rağmen ödemesi ispat edilemediği aylar bakımından hesaplama yapılmak suretiyle bir karar verilmelidir.
4-Davacının 26.02.2013 havale tarihli dilekçe ekinde dosyaya ibraz ettiğini beyan ettiği 24.12.2012 tarihli ihtarnamelerin davalılara tebliğ edildiğine dair posta alındısı ve … alma haberi kağıdı belgelerinin dosyada mevcut olmadığı anlaşılmış olup davacının davalılara keşide ettiği ihtarnamelerin davalılara tebliğ edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre ihtarnamede yazılı alacaklar yönünden davalıların temerrüde düşürülüp düşürülmediği tespit edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
5-Davalı …’nın Harçlar Kanunu’nun 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın Mahkemece davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı … ile davalılardan… Taah. A.Ş.’ye iadesine, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.