YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23020
KARAR NO : 2017/30259
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … ile davalı … Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin Denizli İl Özel İdaresi bünyesinde taşeron işçi olarak davalı şirkette çalışırken Denizli’nin Büyükşehir olmasından sonra 24/03/2014 tarihi itibariyle işten çıkartıldığını, müvekkilinin 19.08.2009 tarihinden bu yana aynı işverenlerin emir ve talimatları altında farklı şirketlerde kağıt üzerinde sürekli işe giriş çıkış gösterilerek ve fakat kesintisiz olarak Denizli İl Özel İdaresi bünyesinde yıllık izinlerini dahi kullanmadan çalıştığını, iş sözleşmesinin ihbar önellerine uyulmadan ve haklı ya da geçerli bir sebep gösterilmeden feshedildiğini, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, yazılı gerekçeyle davanın … bakımından kabulüne, davalı … İnş. Tem. Peyzaj Bilgi İşlem Danışmanlık Teknik Sosyal Hizmetleri Ltd. Şti yönünden kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve davalı … vekilleri temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasında Denizli İl Özel İdaresi’nin tüm borçlarının …’na devredilip devredilmediği uyuşmazlık konusudur.
12/11/2012 tarihli 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1. maddesinin 1. fıkrası ile Denizli İli dahil sayılan illerde büyükşehir belediyesinin kurulduğu, 5. fıkrasında bu sayılan illerdeki il özel idarelerinin kaldırıldığı, yürürlük başlıklı 36. maddesinde de kanunun bu hükümlerinin ilk mahalli idareler seçiminde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Anılan Kanun’un kabul edildiği tarihten sonraki ilk mahalli idareler seçimi ile yürürlüğe girmesiyle Denizli İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği sona ermiştir.
6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla; mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılacağı, tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerine 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılacağı ve yerine getirileceği, söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş olduğu açıkça düzenlemiştir. Bu durumda kaldırılan il özel idareleri hakkındaki davaların ilgilisine göre devredildiği kurum ve kuruluşa yöneltileceği tartışmasızdır.
Tüzel kişiliği sona eren il özel idarelerinin devir, tasfiye ve paylaştırılma işlemlerini düzenleyen 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulacağı bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabileceği, 4. fıkrasında bu kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idareleri; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde valiliğe bildireceği, bu idarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmaları İçişleri Bakanlığının onayına bağlı olduğu, 5. fıkrasında ise tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verileceği, devir işlemi, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulacağı Maliye Hazinesine devredilen taşınmazlar Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılacağı Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu Kanunun 1inci maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanlar; kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla; ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve ilçe belediyelerine tahsis edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler kapsamında devir öncesi doğan, bir kurum ve kuruluşa devredilemeyen işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalarda taraf sıfatının kime ait olduğu konusunda anılan kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olayda, öncelikle devir, tasfiye ve paylaştırma komisyon kararının getirtilerek tüzel kişiliği kaldırılan il özel idaresinin devir öncesi borçlarının hangi kuruma devredildiğinin belirlendiği durumda davalı taraf sıfatının borcu devralan bu kurum veya kuruluş olduğu, borçların devri konusunda alınmış bir karar yok ise anılan il özel idaresinin aktiflerini ve alacaklarını devralanın borçlardan da sorumlu tutulması gerekeceği, tüm bu araştırmalarla borçtan sorumlu tutulacak davada taraf ehliyetine sahip bir kurum veya kuruluş tespit edilemediği hallerde borcun mahalli idare birimi olan il özel idaresindeki çalışmalardan doğan bir borç olması dikkate alındığında davanın İçişleri Bakanlığına yönetilerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
2- Kabule göre, karar başlığında taraf sıfatı bulunmayan Kültür ve Turizm Bakanlığının davalı olarak gösterilmiş olması hatalıdır.
Ayrıca, uyuşmazlık konusu dönem bakımından (19.08.2009-24.03.2014) davacının SHC’nde çalışması gözüken işverenler ile kapatılan Denizli İl Özel İdaresi arasında, İl Özel İdaresinin talep edilen alacaklardan sorumluluğunu gerektiren bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığının yeterince ve yöntemince araştırılmadan ve hukuki ilişkinin dayanağı hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri temin edilmeden asıl-alt işveren ilişkisi olduğu kabulüyle sonuca gidilmesi hatalıdır. Bu kabul şekline göre kıdem ve ihbar tazminatından son alt işveren şirket olduğu kabul edilen davalı …’nin de asıl işveren ile birlikte sorumlu olacağının gözetilmemesi de isabetsizdir. Bu hususlar kabul şekli nedeniyle davalı olduğu kabul edilen Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nın da hak alanını ilgilendirdiğinden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’na iadesine 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.