Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/23084 E. 2017/16078 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23084
KARAR NO : 2017/16078
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.05.1992-31.05.2012 döneminde davalı ajansta çalıştığını, kıdem tazminatını aldığını, sendika üyesi olduğunu, ayrıca davalı … sandığının da üyesi olduğunu, her ay maaşından % 5 sandık için kesinti yapıldığını, Toplu İş Sözleşmesi 54. maddesine göre işverenin sandığa işçinin son ücreti üzerinden %5 ödeme yaptığını kabul ettiği, işçiden kesilen aidat ve borç taksitlerinin de her ayın 1’inde sandığa yatırması gerektiğini, işten ayrılma sırasında işverenin sandığa yapması gereken ödemelerin çoğunluğunun yapılmamış olduğunu, sandığın işçiye ödemesi gereken paralarında bu nedenle işçilere ödenemediği belirtilerek yardım sandığı borç verme yönetmeliğinin ilgili maddeleri de dikkate alınarak sandıktan ödenmesi gereken miktarın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili; tüzüğün 10. maddesi gereği emeklilik nedeniyle sandıktan para istenemeyeceğini, çünkü davacının yaşlılık aylığı alması için yaşını doldurmadığı, daha önce sandık tarafından davacı durumunda olanlara yapılan ödemelerin hatalı yapıldığını, davacının tüzüğün 16. maddesine tabi olduğunu belirterek davanın hukuki yarar yokluğundan ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili ise sandığın ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunu, işverenden bu tip alacakların istenemeyeceğini belirterek husumetten davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı sandığın 506-5510 sayılı Yasalara tabi bulunmadığı, medeni kanun hükümlerine göre kurulduğu, taraflar arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sosyal güvenlik ilişkisi bulunmadığı, ortada iş mahkemelerinin görev alanlarını düzenleyen 5521 sayılı Yasanın 1 maddesi kapsamında yer alan uyuşmazlığın olmadığı dikkate alınarak vakıf senedinin uygulanmasından doğan davalara bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, 4857 sayılı Kanun’a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Dosya içeriğine göre, davacı gazeteci olarak çalışıp kıdem tazminatı alıp kendi isteğiyle işten ayrıldığını, müvekkilinin Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi olup çalıştığı süre içinde 20 yılı aşkın … Ajansı Memurları Yardımlaşma Sandığı üyesi olup çalıştığı sürede her ay %5’nin davalı Sandığa, Toplu İş Sözleşmesinin 54. maddesi uyarınca kesildiğini, ancak tamamının ödenmediğini belirttiği görülmüştür.
Davalı sandığın başlıca gelirinin … Ajansı A.Ş.’de çalışan işçilerden kesilen sandık aidatı olduğu, işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin 54. maddesi gereğince çalışanların ücretlerinden kesilen sandık aidatının iç içe yönetim nedeni ile ajans tarafından kullanıldığı, söz konusu sandık alacağının ödenememesinden davalıların bu nedenle müştereken sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Bu durumda, iş ilişkisine dayanılarak … Ajansı Anonim Şirketine karşı açılan davada iş mahkemeleri görevlidir. Davalı … Vakfı ile davacı arasında sandık tüzüğünün uygulanmasından doğan davaya bakma görevi ise genel mahkemelere aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesine göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda birleştirilebilir. Aynı düzey ve aynı sıfattaki mahkemelerden anlaşılması gereken; her iki davanın da görüldüğü mahkemenin, asliye hukuk mahkemesi veya sulh hukuk mahkemesi yahut iş mahkemesi yahut aile mahkemesi olması gerekir. Buna göre davalardan birine bakma görevi asliye hukuk mahkemesi, diğerine bakma görevi iş mahkemesi ise davaların birlikte aynı mahkemede görülmesi mümkün değildir. Şu halde yapılacak iş davalı … AŞ. aleyhine açılan davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek; davalı … hakkında açılan davanın ise tefrik edilip görev dava şartı yokluğundan usulden reddetmekten ibarettir. Yazılı gerekçe ile davalı … hakkında açılan dava hakkında da davanın usulden reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.