YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23209
KARAR NO : 2017/28496
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, bayram genel tatil, fazla mesai, hafta tatili alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı işveren, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. madde bentleridir.
Dosya içeriğinden, davacının davalı şirket işçisi olarak yatılı okullarda yemekhane bölümünde bulaşıkçı olarak çalıştığı, 6 yıl 9 ay 17 gün kıdeminin bulunduğu ve dava dilekçesi ile hiçbir sebep yokken 30.11.2013 tarihinde işten çıkartıldığını iddia ettiği görülmüştür. Davalı taraf iş akdinin feshi ile ilgili davacının kız tarafı yemekhanesinde kamerayı görüntü almayacak derecede eğdiğini, bir süre sonra düzelttiğini bu durumun tutanak altına alındığını ve okul idaresinin bu olay nedeni ile davacının çalışmasını istemediklerini şirkete bildirdiklerini olayın ortaya çıkmasından sonra davacının bir daha işe gelmediğini belirtmiştir. Olayla ilgili olarak nöbetçi öğretmen … imzalı 05.11.2013 tarihli tutanakta nöbet gününde fark edilmeyen bir hadisenin ertesi gün bekçi … tarafından bildirildiği (10.10.2013 saat 20:05 – 00 arası) görüntülerde bulaşıkhanede çalışan … isimli bayanın akşam yemeği dağıtımı sonrası kız tarafı yemekhanesinde kamerayı görüntü alamayacak hale getirinceye kadar eğdiği ve bir süre sonra düzeltmeye çalıştığının görüldüğü ve halen görüntülerin bekçi …’de CD olarak bulunduğu belirtilmiştir.
Okul müdür yardımcısı olan davalı tanığı … yaşanan olay nedeni ile tutanak tuttuklarını, bu eylem nedeniyle davacının güvensizlik oluşturduğunu, bu durumun yemek şirketine bildirildiğini, okulun yemek şirketinin elemanlarını işe alma ve çıkartma yetkisi olmadığını, sadece durumu şirkete bildirdiklerini ve okulda başka bir personel görevlendirilmesini istediklerini, davacının işten çıkartılmasını talep etmediklerini beyan etmiş, davacı tanıklarından … davacının şirketin yemek verdiği …Lisesi’nde çalıştığı sürede kameraları görüntü alınmayacak şekilde eğdiği hususunda bilgisi olduğunu, davacının kameraların görüntü almasını engellemeyi rahat çalışabilmek, bulaşık yıkarken eğilip doğruldukları için bunun görünmesini istemediği için yaptığını söylediğini beyan etmiştir. Mahkemece davacının eyleminin işverenin güvenini kötüye kullanması, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık olduğu, işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Feshin geçerli veya haksız olup olmadığının değerlendirilmesinde, işçinin davranışının ağırlığı dikkate alınarak, olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığı ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirilmelidir. Feshe konu olayda davacının eğdiği kameranın yatakhane veya öğrencilerin özel işlerini yaptığı bir alana yönelik olmayıp yemekhane bölümünde olması, davalı işveren tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine yönelik yapılmış bir savunma veya yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması ve dinlenen tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde feshe konu olayın işten çıkarılmayı gerektirecek nitelikte olmadığı, ölçülülük ilkesine uygun davranılmadığı kanaatine varıldığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek h…nde ilgililere iadesine, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.