YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23291
KARAR NO : 2017/28549
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … bünyesinde zabıta biriminde çalışırken 6111 Sayılı Kanun gereğince kamu kurumuna nakledildiğini belirterek toplu iş sözleşmesi gözetilerek giyim, koruyucu eşya yardımı, bayram yardımı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delilerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının, davalı Belediyede çalışırken 6111 sayılı Kanun kapsamında başka bir kamu kurumuna nakledildiği sabittir. Yıllık izin ücreti alacağı feshe bağlı haklardan olup sözleşmenin sona ermesiyle talep edilebilir hale gelecektir. Anılan sebeple yıllık izin alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına göre davacının ayda bir hafta tatilinde çalıştığı belirtilmiş olup bu tespit dosya içeriğine de uygundur. Ancak hesaplama sırasında ayda dört hafta tatilince çalışıldığı kabul edilmiştir. Anılan alacağın ayda bir hafta tatilinde çalışıldığı kabul edilerek hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.