YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23302
KARAR NO : 2017/28548
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, ücretine zam yapılmaması, işverenin hakaret boyutuna varan sözleri nedeni ile işi bırakmak zorunda kaldığını belirterek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaptığı usulsüzlükler sonucunda işvereni zarara uğrattığını ve bildirimsiz olarak işe devam etmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiği kabul edilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacı işçinin ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.
Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.
Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir. Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir.
Somut olayda, tanık anlatımlarına göre, davalıya ait çiğ köfte dükkanında çalışan davacının, işveren tarafından usulsüzlük yaptığı yönünde ithamlarda bulunulması ve darp edilmesi üzerine, işyeri anahtarını teslim ederek işverenin gitmesine engel olma çabalarına rağmen işten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı da dava dilekçesinde, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve işverenin davranışları nedeni ile işten ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Dosya kapsamına göre davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu sabittir. Tüm bu maddi ve hukuki olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kıdem tazminatının hüküm altına alınması isabetli ise de, ihbar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.