Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/23307 E. 2017/28547 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23307
KARAR NO : 2017/28547
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız ve ihbarsız olarak sözleşmesini feshettiğini, fazla mesai yapıldığında karşılığının bordrolarda gösterilerek ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 41inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.Yıllık izin ücreti, tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan bir işçilik alacağıdır ve çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanır. Keza kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki işçilik alacaklarının çıplak ücretten hesaplanması gereklidir.
Somut olayda, aylık ücretin hesabı konusunda mahkemece benimsenen imzalı bordrolara göre davacının en son çıplak brüt 3664,75 TL ve aylık brüt 173,24 TL yemek ücreti ilavesi ile giydirilmiş brüt 3837,99TL ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının yukarıda açıklanan ve dairemizce benimsenen ilkesel kararlar doğrultusunda, çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gerekirken yemek ücreti ilavesi ile 3837,99 TL giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Yine, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla mesai ücreti alacağı, davacının haftada altı gün çalıştığı, ara dinlenme süreleri dışında, haftada dokuz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır. Dosya içerisine sunulan bir kısım imzalı bordrolarda fazla mesai ücreti adı altında tahakkuklar bulunmaktadır. Davacı bu tahakkukların fazla mesai hesabına dahil edilmeyen pazar mesaisine ilişkin olduğunu savunmuştur. Bu durumda, dosyaya sunulan işyeri kayıtları denetime açık şekilde değerlendirilmeli, hesaplamaya konu döneme ilişkin imzalı bordro ile fazla mesai tahakkuk ettirilen aylar dışlanarak bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 13/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.