Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/23724 E. 2017/28458 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23724
KARAR NO : 2017/28458
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, … sendikası üyesi olan davacının davalıya ait işyerinde makine baş teknisyeni unvanı ile 4857 sayılı Kanunu’na tabi işçi olarak çalıştığını, 13. dönem toplu iş sözleşmesinin 98/b maddesine göre almakta olduğu kasa tazminatı ödemesinin 2009 yılı itibariyle durdurulduğunu, davacının 2002 yılından itibaren atıl sistem hurda malzeme tesbit tanzim ve değerlendirilmesi ile resmi kurumlara tesliminden cins ve miktar bakımından birinci derecede sorumlu olarak görev yaptığını, kasa tazminatı aldığı tarih ile halihazırdaki işi arasında herhangi bir değişiklik olmadığını ileri sürerek kasa tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın kısmi dava açılamayacağını, davacının ilgili toplu iş sözleşmesinin 98 maddesinde tanımlanan “malzemelerin teslim ve tesellümünden bunların iyi muhafazası ile açıklarından birinci derecede sorumluluk sahibi olma” koşullarını sağlamadığını, davacının işinin herhangi bir ölçü ve tartıya tabi tutulmaksızın ve zimmet söz konusu olmadan kendisine bırakılan hurda malzemelerin MKE’ye satışı için yükleme işlemine nezaret etmek olduğunu, ambar girişinin yapılmadığı bir yerde açıklardan sorumluluk söz konusu olmayacağını, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının kasa tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında ihtilaf bulunmaktadır.
… ve Gaz İşçileri Sendikası ile Kamu İşletmeleri İşverenleri ile … arasında imzalanan 13. dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 98/b. maddesinde; “…b) İşveren Ambar Yönetmeliğinin 6. maddesinde belirtilen malzeme ambarları ile depolar, ekonomalar veya tüketim kooperatiflerinde bulunan malzemelerin teslim ve tesellümünden ve bunların iyi muhafazası ile açıklarından birinci derece sorumluluk taşıyan işçiler ile akaryakıt istasyonlarında çalışıp da sadece teslim-tesellümünden sorumlu olanlara, bunlara vekalet edenlere, … aylık çıplak gündelikleri toplamının %10’u tutarında kasa tazminatı ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Ambar Yönetmeliğinin 6. maddesinde ise, malzemelerin cinslerine ve kullanım amaçlarına göre korunacağı ambar çeşitleri aşağıda tanımlanmış olup; buna göre, İhtiyaç Dışı (Kullanılamaz) Malzeme Ambarı, çeşitli nedenlerle kullanılamaz duruma gelmiş, bakım ve onarımla dahi kullanılma imkanı olmayan malzemenin satışı yapılıncaya kadar muhafaza edildiği yerdir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacının hurda malzeme depo sorumlusu olduğu, davacının sorumlu olduğu deponun … … İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Ambar Yönetmeliği’nin 6. maddesinde belirtilen ihtiyaç dışı malzeme ambarı olduğu ve davacının söz konusu ambarın birinci dereceden sorumlusu olduğu, bu sebeple 13. dönem toplu iş sözleşmesinin 98. maddesine göre kasa tazminatına hak kazandığı kanaatine varılmıştır. Ne var ki, davalı Kurum, davacının sorumlu olduğu ambara giren hurda malzemelerin kaydının tutulmadığını, bunların zimmetle teslim edilmediğini, zimmetle teslim edilmeyen bir diğer ifade ile ölçü ve tartıya tabi olmayan malzemenin açığından sorumluluğun da söz konusu olamayacağını savunmuştur. Gerçekten de, toplu iş sözleşmesi hükmüne göre kasa tazminatı ödemesine hak kazanmanın en genel koşulu, ilgiliye o konuda bir sorumluluk yüklenmiş olmasıdır. Dosya kapsamına göre ambara giren malzemenin ölçüm ve tartımının söz konusu olmadığı değerlendirildiğinde, davacının görevinin toplu iş sözleşmesinde belirtildiği gibi “malzemenin teslim ve tesellümünden iyi muhafazasından ve açıklardan birinci derecede sorumlu olma” şeklinde sorumluluk doğurucu bir iş olarak nitelenemeyeceği ortadadır. Davacıya ne miktarda malzemenin teslim edildiğine dair kayıt tutulmadığı halde, davacının bunların teslim ve tesellümden, iyi muhafazasından veya malzeme açığından sorumlu olması düşünülemez. Davacı tarafça dosyaya sunulan teslim belgeleri dikkate alındığında, bunların hurdanın davacının çalıştığı ambara teslimine dair değil, ambardan çıkışı ile MKE’ye teslimine dair olduğu görülmektedir. … halde, malzemenin MKE’ye satışı için ambardan çıkışına ve yüklenmesine nezaret eden davacı yönünden toplu iş sözleşmesinin 98/b maddesindeki koşullar gerçekleşmemiştir.
Her ne kadar davacı, daha önce kendisine kasa tazminatı ödendiğini, ödeme yapılan tarih ile dava tarihi arasında geçen süreçte, ifa ettiği görevde herhangi bir değişiklik bulunmadığını ileri sürmekte ise de; yapılmaması gereken bir ödemenin davacı yönünden kazanılmış hak teşkil etmesi mümkün değildir. Davacının ifa ettiği işin kapsamı dikkate alındığında, davacıya kasa tazminatı ödenmesi için gerekli koşullar daha önceden de mevcut değildir. Davalı Kurumun, koşullar gerçekleşmediği halde ödeme yapmış olması, kazanılmış hak ilkesi ile açıklanamaz. Belirtilen sebeplerle, davacının kasa tazminatına yönelik talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.