Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/2386 E. 2016/8900 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2386
KARAR NO : 2016/8900
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkiline iş sözleşmesinde belirlenen ücretinin ödenmediğini, bir yıl dahi dolmadan iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, çalışmış olduğu beş aylık ücret alacağı ile bakiye süre ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı ile düzenlenen sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, davacının çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında işçi ücret alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 14. maddesinin aksine, 4857 sayılı Kanun’da ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.
Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi kanuni yollardan talep etmesi mümkündür.
Somut olayda; davacının yaptığı iş niteliği gereği belirsiz sürelidir. Bu nedenle davacının bakiye süre ücreti talebinin kabulü mümkün değildir. Ancak, davacının bir buçuk yıl boyunca haftada iki kez bir buçuk – iki saat çalışmasının olduğu yönündeki davacı tanık anlatımı dikkate alındığında, davacının çalışmasının kısmi süreli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının fiilen çalıştığı 2013 yılına ait ilk beş aylık süre ücreti yönünden; taraflar arasındaki sözleşmede tam zamana göre belirlenen ücret, bu kısmi çalışmaya oranlanmalı ve kısmi çalışmasının karşılığı tespit edilerek, belirlenecek bu ücrete göre alacak hesabı yapılmalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.