YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24073
KARAR NO : 2017/28565
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, ücretinin rızası dışında düşürüldüğünü ileri sürerek ücret fark alacağı ve buna bağlı eksik ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre alacakların kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
İşçinin ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve düşürülmüşse bunun geçerli olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacının sendika üyeliği devam ettiği sürece tarafı bulunduğu sendika ile işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi işçiyi bağlar.
Her toplu iş sözleşmesi öncekinden bağımsız olup, ücret de dahil olmak üzere hakların irade serbestisi içinde belirlenmesi mümkündür. Toplu iş sözleşmesi ile işçi ücretlerinin düşürülmesi ya da ücretin eklerinin kısmen kaldırılması çalışma şartlarında esaslı değişiklik niteliğinde olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesinde öngörülen prosedürün uygulanmasını gerektirmez. Yine birbirinden bağımsız toplu iş sözleşmeleri ile ücretlerin farklı belirlenmesi 4857 sayılı Kanun’un 62. maddesinin ihlali anlamına da gelmez. Toplu iş uyuşmazlığının tarafları, değişen ekonomik durumu göz önünde tutarak birbiri ardına yürürlüğe girecek olan toplu iş sözleşmelerini birbirinden farklı şekilde bağıtlayabilirler. Önceki toplu iş sözleşmesi döneminde sağlanan hakların kazanılmış hak olarak yorumlanması ve hiçbir şekilde geri alınamayacağının kabulü, toplu iş sözleşmesinin özerkliğine de aykırılık oluşturur.
Toplu iş sözleşmeleri yönünde düzen ilkesi, her yeni toplu iş sözleşmesinin iş ilişkilerini yeniden düzenlenebileceğini ve yeni toplu iş sözleşmesinde eskisine göre daha az işçi yararına hükümler getirilebileceğini öngörmektedir. Bu yönüyle düzen ilkesi, kural olarak toplu iş sözleşmesiyle kazanılmış hak oluşumuna engel olur. Birbiri ardına imzalanan toplu iş sözleşmelerinin farklı sendikaların yetki alması sonucu değişik sendikalar tarafından bağıtlanmış olması da düzen ilkesi anlamında sonuca etkili değildir.
Toplu iş sözleşmesi ile kazanılmış bir hakkın düzen ilkesi karşısında korunması için daha sonra bağıtlanan toplu iş sözleşmesinde önceki toplu iş sözleşmesinden doğan hakların korunacağı yönünde bir kayda ihtiyaç vardır.
Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı, davalı vekili tarafından somut itirazlarda bulunulmuş olup, Mahkemece bu itirazlar karşılanmamıştır.
Mahkemece, davalının itirazı kapsamında sendika ile işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri, ücret bordroları dosya içerisine getirtilip, davacının sendika üyesi olup olmadığı ya da dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmelerinden yararlanıp yararlanmadığı, ücret miktarının nasıl belirlendiği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin itirazları karşılanmak üzere ek bilirkişi raporu alınmalı ve taraflardan rapora karşı diyecekleri sorularak, bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.