YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24248
KARAR NO : 2017/28365
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ve davalı … tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin emeklilik nedeniyle son bulduğunu öne sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, kendilerinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddinde karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili ve davalı … temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı … Müdürlüğünün aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı ise fesih tarihi olmalıdır. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Mahkemece, dava dilekçesinde kıdem tazminatına yürütülmesi gereken faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi nedeniyle faizin dava tarihi olan 14/08/2014 tarihinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeden fesih tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Kararın hüküm kısmının;
”25.830,00 TL Brüt kıdem tazminatının aktin feshi tarihi olan 31.07.2014 tarihinden itibaren bankalarca 1 yılık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ” şeklinde olan 1. bendinin çıkartılarak yerine; ”25.830,00 TL brüt kıdem tazminatının aktin dava tarihi olan 14.08.2014 tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde …’ne iadesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.