YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24255
KARAR NO : 2017/28361
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini işyerinde zam uygulamasının objektif kriterlere göre yapılmadığı ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığı nedenlerine dayalı olarak haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının her türlü hakkının ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının süreli çalışmaya zorlandığı, bu anlamda çalışma hürriyetinin engellendiği gerekçeleriyle kıdem tazminatının kabulüne; davalı tanıkları işyerindeki zam değerlendirilmesinin çalışanın performansı, işyeri dosyası, çalışmasına göre değerlendirildiğini, bu nedenle küçük de olsa farkların bulunabileceğinin beyan edildiği anlaşılmakla işyerinde çalışanlara uygulanacak zam oranının belirlenmesinin çalışma koşulları, performansa göre işverenin yönetim ve yetkisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle ayrımcılık tazminatının reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. Ücreti ödenmeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır. Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda ise işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıklar ile davalı ile husumeti bulunan tanık anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı ile birlikte işten çıkarılan, davalı işveren aleyhine dava açan ve menfaat birliktelikleri olan tek davacı tanığının anlatımı dikkate alınarak, davacının fazla çalışma yaptığı ve davacı feshinin haklı olduğu kabul edilerek kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Davacının feshe konu yaptığı eylemlerden biri zam uygulamasındaki eşitsizlik olup Mahkemece emsal işçilere ilişkin yıllara göre uygulanan zam miktarları ve aldıkları ücret tabloları değerlendirilerek, davacıya yapılan zam oranlarının diğer çalışanlarla büyük farklılık taşımadığı, zam belirleme yetkisinin işverenin yönetim yetkisi kapsamında kaldığı , ayrımcılık iddiasının ve dolayısıyla tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ayrımcılık tazminatı talebi reddedilmiştir. Feshe konu bir diğer neden ise zorla fazla mesaiye bırakıldığı iddiası olup Mahkemece davacının husumetli tanığının beyanına itibar edilerek kimsenin zorla fazla mesaiye bırakılamayacağı gerekçesiyle kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmıştır. Davacının fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğine dair bir iddiası ve fazla çalışma ücreti talebi olmamıştır. Hal böyle olunca husumetli tanık anlatımına itibar edilerek davacının zorla mesaiye kaldığının kabulü hatalı olup feshin haklı nedene dayandığı ispat edilemediğinden kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.