Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/24366 E. 2017/30308 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24366
KARAR NO : 2017/30308
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı apartmanda 30.08.2008 tarihinden 20.10.2011 tarihine kadar konut kapıcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin hafta sonlarında öğle sonrası düğünlerde saz çalması karşılığında aldığı ücretlerle geçinmeye çalıştığını, işverenden ücretlerini ve sigorta yapılmasını isteyince bütün binanın müvekkiline cephe aldığını ve müvekkilinin işten atıldığını, müvekkilin yaz kış sabah saat 08.00’den akşam yazın 22.00’ye kadar çalıştığını, haftanın her günü, resmi ve dini bayram tatili kullanmaksızın ve yıllık ücretli izin kullanmaksızın çalıştığını, hafta sonu Cumartesi ve Pazar günleri öğleye kadar bizzat kendisinin, öğleden sonra ise kendisi düğünlere çalışmaya gittiği için eşi ve çocuklarının apartmanın işlerini yaptığını, müvekkilinin oturduğu kapıcı konutu için kira ödemediğini, kapıcı konutunun aylık 350,00 TL kira değeri olduğunu bildirerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, hafta tatili alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ile genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davaya konu binada kapıcı olarak çalışmasının söz konusu olmayıp binada mevcut kapıcı dairesinde kira karşılığında oturmakta olduğunu, davacının taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının bina sakinlerine hakaret ve küfür etmesi, bina içerisinde alkollü içecekler içmesi, binaya ait çöp poşetlerini satarken yakalanması gibi nedenlerden dolayı hakkında tutanak tutulup 21.08.2011 tarihinde oturduğu daireyi tahliye etmesinin istendiğini, hukuki ilişkinin sona erme tarihinin 21.08.2011 tarihi olduğunu, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre, mahkemece reddedilen miktar 933,96 TL olup, karar tarihi itibari ile 2.080,00 TL olan temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
2-Davalı vekilinin temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının ödenmeyen ücret alacağının miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, çalıştığı süre boyunca kendisine aylık ücretlerinin hiçbirisinin ödenmediğini iddia ederek, tüm çalıştığı dönem ücretlerini dava konusu etmiş, mahkemece de davacının ücretlerinin ödendiği yasal ve yöntemince ispat edilemediği ve bu yönde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle Mayıs 2009- Eylül 2011 dönemlerini kapsayacak şekilde alması gereken ücret hesaplanarak hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar mahkemece ücretlerin ödendiğine ilişkin davalı yanca delil sunulmadığından bahisle talebin kabulüne karar verilmiş ise de, bir kimsenin yaklaşık 2 buçuk yıl boyunca hiçbir ücret almadan çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31.maddesi dikkate alındığında; hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılmış, hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi gereğince ücret alacağı talebinin açıklığa kavuşturulması için davacı asil dinlenmeli ve beyanı alındıktan sonra ücret alacağı yönünden karar verilmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.