Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/24750 E. 2017/28846 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24750
KARAR NO : 2017/28846
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile anlaşarak alçı boya ustası olarak günlük 75,00 TL yevmiye ile 12.04.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, haklarına riayet edilmemesi ve sigorta priminin düşük gösterilmesi nedeniyle 28.08.2014 iş akdini haklı nedenle feshettiğini, yaptığı iş, içinde arsenik, kurşun, boya ve vernik gibi maddeler bulunan ve işçilerin ancak 7,5 saat çalıştırılabileceği işler sınıfında olmasına rağmen 08:00-17:00 saatleri arası günlük 9 saat çalıştığını, ayda iki hafta tatili izni kullandığını, ulusal bayram ve resmi tatillerde çalıştığını, davalı şirketin inşaat firmalarından iş alarak taşeron olarak işçileri çalıştırdığını beyanla, kıdem tazminatı ve yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, belirsiz alacak davası açamayacağını, davanın usulden reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise sübjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir.
Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir.( Hukuk Muhakemeleri Usulü, …, I. Cilt, s. 1159)
Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır.( …, Hukuk Muhakemeleri Usulü, I. Cilt, s. 1195; Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez – Prof.Dr.Oğuz Atalay – Prof.Dr.Muhammet Özekes Medeni Usul Hukuku Temel Bilgiler , s. 214)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir.
Hasımda yanılma halinde taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya hasımda yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir.
Somut olayda, davacı davasını … Tas. Proje, İnş. Gıda. Otom. Ve Tic Ltd Şti’ne karşı açmıştır. Dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu kaydında davacının…Malz. İnş. Tur. Taah. İth. İhr. San.Tic. Ltd. Şti.nin işçisi olduğu ve alt işverenlik kapsamında çalıştığı anlaşılmıştır.
Her iki şirketin yetkilisi de …’dir. Davalı şirket ile bu şirket arasında organik bağ, birlikte istihdam, (konu amaç birlikteliği) olup olmadığı araştırılarak davacı tarafça HMK 124 uyarınca davacının davasını doğru hasma yöneltmesi için işlem yapması gerekirken yazılı gerekçe ile esasa dair hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.