YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24860
KARAR NO : 2017/28886
KARAR TARİHİ : 18.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak davalı şirket tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının ihbarda bulunmaksızın işyerini terk ettiğini, fazla çalışma ve hafta sonu çalışmalarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve ek bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İş sözleşmesinin, işçinin işyerine devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II- (g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin 02.02.2011 tarihinde haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının 02.02.2011- 04.02.2011 tarihleri arasında geçerli bir mazereti olmaksızın ve izinsiz devamsızlık yaptığından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalı tarafça, belirtilen tarihlerde devamsızlık yapıldığına dair tutanakların tutulduğu, tutanak mümzilerinden ikisinin tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulduğu görülmektedir. Ancak Mahkemece tutanak içerikleri konusunda bu tanıkların beyanlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu tutanaklar tüm deliller ile birlikte değerlendirmeye tabi tutulmadan sonuca gidilmesi isabetli bulunmamıştır. Tutanak tanıkları çağrılarak yeniden dinlenmeli, feshin ne şekilde gerçekleştiği, buna bağlı olarak da işçinin kıdem ve ihbar tazminatını hak edip etmediği somut bir biçimde belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını işçi, bunların karşılığı ücretlerin ödendiğini işveren ispat etmek zorundadır.
Dosya içeriğine göre; hafta tatili ücreti alacağı davacı tanığı …’un; fazla çalışma alacağı ise davalı tanığı …’ün beyanları esas alınarak 2005, 2006 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak hesaplanmıştır. Bu davacı tanığının davalı işverenlikte 2006 yılı Temmuz ayında çalışmaya başlayıp 2010 yılı Ekim ayında işten ayrıldığını; adı geçen davalı tanığının ise 2007 yılının sonlarında veya 2008 yılının ilk günlerinde davalı şirketin Ostim’deki işyerinde çalışmaya başlayarak halen orada çalıştığını beyan ettiği görülmektedir. Çalışma sistemine ilişkin olarak sunulan bir işyeri kaydının bulunmadığı hususu göz önüne alındığında, fazla çalışmaya ilişkin iddianın, davacının belirtilen davalı tanığı ve hafta tatili çalışmalarına ilişkin iddianın ise belirtilen davacı tanığı ile birlikte çalıştığı dönem yönünden ispatlandığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Bu sebeple mahkemece dinlenen bu tanıkların sosyal güvenlik kurum kayıtları getirtilerek tanıklık yapabilmelerinin mümkün olduğu dönemler bakımından bu alacakların ispatlandığı, bunun dışındaki dönemler için ispat edilemediği kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.