Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/24876 E. 2017/30180 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24876
KARAR NO : 2017/30180
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde, 10.07.1995-28.02.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, 19.07.2012 de emekli olduğunu, bu tarihten sonra başlayan çalışmasının, 28.02.2014 de sona erdirildiğini belirterek, emeklilik sonrası çalışma dönemine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı ile çalıştığı tüm süre için yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 19.07.2012 tarihinde emeklilik nedeni ile son bulan çalışması sonrasında tüm haklarının ödendiğini ve davalıyı ibra ettiğini, 07.02.2013-28.02.2014 dönemi için hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı ile 14 günlük yıllık izin ücretinin banka aracılığı ile ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ilk dönem çalışması için dayanılan ibranamenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereğince geçersiz olduğu, son dönem çalışmasına ilişkin 14 gün karşılığı yıllık izin ücreti ile son döneme ilişkin kıdem ve ihbar tazminatının banka aracılığı ile ödendiği belirtilerek bakiye izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dosya içeriğine göre, davacı 10.07.1995 tarhinde başlayan çalışmasının 19.07.2012 de emeklilik nedeni ile son bulduğunu, emeklilik sonrasındaki çalışmasının ise 2014 yılında davalı tarafından yapılan fesih ile sona erdiğini belirterek tüm çalışması için kullandırılmayan izin sürelerine ait ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, 31.07.2012 tarihli emeklilik sonrası alınan ibraname geçersiz kabul edilerek kullandırıldığı ispatlanamayan izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki 31.07.2012 tarihli ibranamenin Türk Borçlar Kanunu gereğince geçerli bir ibra sözleşmesi olarak kabul edilmemesi isabetledir. Ancak anılan ibranamede 15921,90 TL nin çek karşılığı ödendiği belirtilmiş olup ibranamede belirtilen ve ödendiği kanıtlanan miktar yönünden makbuz hükmünde kabul edilmesi isabetli olacaktır.
Bu kapsamda, 19.05.2012 keşide tarihli ve 4700,00 TL bedelli, 31.10.2012 keşide tarihi 11221,90 TL bedelli çekler dosyaya sunulmuştur. Davacının 19.07.2012 de emeklilik nedeni ile son bulan çalışmasına ilişkin hazırlanan bordroda 11221,90 TL kıdem tazminatı hesaplanmış ve davacı bu belgeyi kıdem tazminatını çek olarak aldığını belirterek imzalamıştır. Bu durumda 31.10.2012 keşide tarihli çekin ilk dönem kıdem tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmakla birlikte, ibranamede belirtilen bakiye 4700,00 TL yönünden 19.05.2012 keşide tarihli çek bedelinin davacıya ödenip ödenmediği ve neye ilişkin olduğu açık değildir. Bu husus taraflardan ayrı ayrı sorularak açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre izin ücreti alacağının miktarı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.