Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/25241 E. 2017/30367 K. 21.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25241
KARAR NO : 2017/30367
KARAR TARİHİ : 21.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin … Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğinde 16/06/2012 tarihinde 1.250,00 TL net maaş ile işe başladığını,14/06/2013 tarihinde kurum tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını,14/06/2013 tarihinde çocuğu hasta olduğu için izin verildiğini, kıdem tazminatı ödememek için bir yılın dolmasına az bir süre kalmasına yakın işten çıkarıldığını, bir yılın dolmasına rağmen kıdem tazminatı ödenmediğini,yıllık izin ücretinin verilmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının yeni atanan birlik başkanı ve yönetim kurulu üyelerini benimsemediğini, yönetim ile ters düştüğü için iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,yasal olarak bir yıl dolmadığı için izin ücretine hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresi ve buna bağlı olarak kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde davalı işveren yanında 16/06/2012-14/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Dosyada bulunan sigortalı hizmet cetveline göre de davacının belirtilen tarihlerde davalı şirkette çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hizmet süresi bir yıl kabul edilerek dava konusu tazminat ve alacaklar hesaplanmıştır. Davacının beyan ettiği ve resmi kayıtlarla örtüşen hizmet süresine göre davacının davalı işveren yanındaki çalışmasının bir yılın altında olduğu anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmüne göre, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Yine aynı şekilde yıllık ücretli izne hak kazanabilmek için hizmet süresinin bir yılı doldurması gerekmektedir. Davacı taraf davalının kıdem tazminatı ödememek için iş sözleşmesinin bir yılı doldurmadan feshetmesinin kötüniyetli olduğunu iddia etmesine rağmen dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece bu gerekçe ile kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekli iken kabulü hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olanan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcınn istek halinde ilgiliye iadesine, 21/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.