YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30806
KARAR NO : 2015/35058
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalı… vekili, davacı işçinin müvekkil şirkette çalışmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …… vekili, davacının iş sözleşmesinin istifası üzerine sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini 13.02.2015 tarihli istifa dilekçesi ile feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2. maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel şartlarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih sebeplerinin geçerli veya haklı olduğunu ispatlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Davacı işçi 01.01.2014-13.02.2015 tarihleri arası davalı asıl işveren….. işyerinde, diğer davalı alt işveren …. nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışmıştır. Davacı işçi, davalı asıl işveren….. tarafından işyerine alınmak istenmeyen dava dışı işçiyi hataen işyerine alması üzerine diğer davalı alt işveren … tarafından önce yazılı savunmasının istendiğini ve akabinde 13.02.20105 tarihli istifa dilekçesinin imzalatıldığını, söz konusu istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak alındığını ileri sürmüş, davalı alt işveren şirket ise davacının ileri sürdüğü ve yazılı savunma konusu yapılan olay üzerine hiçbir baskı görmeksizin istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırdığını savunmuş, mahkemece davacı tanığı …’in beyanlarına atfen davacının 13.02.20105 tarihli istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak düzenlendiğini ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine hükmedilmiştir. Mahkemece beyanlarına dayanılan davacı tanığı … “..o gün davacı ile beni…. Güvenlikten çağırarak bu durumu sorup işimize son vereceklerini söylediler. Bizden savunma istediler. Ben de durumu anlattım. Sonrasında da bizim işimize son vereceklerini söylediler. Onlar söyledi. Biz yazdık. Bize hatırladığım kadarıyla haklarımızın bize verildiğini söylediler ve bunu yazın dediler. Davacı da ben de yazdık. Davacı ve ben haklarımızı öder diye yazdık…” şeklindeki beyanına göre davacının imzasını inkar etmediği istifa dilekçesini iradesi sakatlanarak imzaladığı, davacının iş sözleşmesinin feshi yönünde bir iradesi bulunmadığından, anılan belgenin geçersiz olduğu anlaşılmış, ispat yükü üzerinde olan işverence feshe gerekçe gösterilen istifa olgusu ispat edilemediğinden yapılan fesih geçersiz olup, davacının davasının kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının….’de İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalıların müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.800,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 21.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.