YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32469
KARAR NO : 2017/29488
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar …, … Temizlik Ltd. Şti.,… Temizlik Ltd. Şti. ve … İnş. Taah. Nak. Tic. San. Ltd. Şti vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1 Temmuz 2006- 11 Kasım 2011 tarihleri arasında … Belediye Başkanlığının hizmet alımı yaptığı değişik firmalarda temizlik işlerinde çöp toplama işçisi olarak aralıksız çalıştığını, SGK dan emekli olabilir yazısı alarak emeklilik talebinde bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … limited şirketi vekili, müvekkili şirketin davalı kamu kurumundan ihale ile iş aldığını, son ve gerçek işveren olmadığını belirtmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili , davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılardan …, … temizlik limited şirketi,… temizlik limited şirketi , … inş. taah. nak. tic. san. Limited şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar …,… temizlik limited şirketi,… temizlik limited şirketi , … İnş. Taah. Nak. Tic. San. Limited şirketi nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında hükmedilen alacaklardan alt işverenlerin ve son işverenin ne miktarda sorumlu olduğu hususu tartışmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen iş yeri devrini de içine alan geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede iş yerlerini devir veya intikalinden söz edildikten sonra “yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından iş yerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Sonuç olarak, tarafların fesih konusunda irade açıklamaları veya fesih işlemi yerine geçecek işlemleri olmadığı sürece, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait iş yerinde ara vermeden çalışması halinde iş yeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi yerinde olur. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. Asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumludur.
Somut olayda, alt işverenler nezdinde temizlik işçisi olarak çalışan davacı en son… temizlik limited şirketi nezdinde iş sözleşmesini feshetmiştir. Söz konusu şirket haricindeki davalılar son alt işveren olmadığından, kıdem tazminatından sadece kendi dönemi için sorumludur. Mahkeme tarafından davalı son alt işveren olan… Temizlik limited şirketi İle davalı … Başkanlığının tüm dönem itibariyle kıdem tazminatı alacağından sorumluluğu cihetine gitmesi isabetli ise de, diğer alt işverenlerden her biri kendi çalışma dönemiyle sınırlı olmak üzere kendi ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumlu tutulması gerekirken aksi yönde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.