Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/33907 E. 2017/28971 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33907
KARAR NO : 2017/28971
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin işçilik ücretlerini talep ettiği ve işyerinde birtakım hususların düzelmesini talep ettiği ihtarnamesini davalıya göndermesinin akabinde, işçilik ücretlerinin ödenmemesi üzerine işi bırakmak zorunda kaldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ihtarnamesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, alacak iddiasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.
4857 sayılı Kanun’da ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş ve bunun toplu bir nitelik kazanması durumunda dahi, kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin II-(e) bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.
Somut olayda, Mahkemece, davacının iş akdinin feshine yönelik 14.01.2013 tarihli ihtarnamesin tebliğ tarihine ilişkin dosyada bilgi bulunmamakla birlikte, davalının 17.01.2013 tarihli ihtarname ile cevap verdiği ve talepleri kabul etmediğini bildirdiği, böylelikle iş akdinin davacı tarafından gönderilen ihtarname ile feshedildiği, bu aşamadan sonra tutulan tutanaklara göre devamsızlık nedeniyle işveren feshinin sonuç doğurmayacağı, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil günü çalışması yaptığını ispat ettiği, ancak karşılığında ücretlerinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanmadığı, davacının iş akdini 4857 sayılı Kanunun 24/II-e bendi uyarınca haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı isabetle tespit edilmiş olmasına karşın, fesih iradesinin işçiden geldiği göz önüne alınarak, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı bulunup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.