YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34645
KARAR NO : 2016/1688
KARAR TARİHİ : 21.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalı Belediyeye ait işyerinde muvazaalı olarak alt işverenin işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli olmayan nedenlere feshedildiği, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazalı olduğu gerekçesiyle davanın davalı … yönünden kabulüne, davalı şirket yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, yasal süresi içinde, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanun’un 66’ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda, … kayıtlarına göre, davacının, davalıya ait işyerinde 19.04.2014-14.10.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde yüzyetmişbeş gün çalıştığı anlaşılmaktadır. … kayıtlarının aksi eşdeğeri delillerle ıspatlanamamıştır. Bu durumda, davanın altı aylık kıdeme sahip olma şartı oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın, altı aylık kıdem şartı oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 29,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.800,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5- Suç üstü ödeneğinden karşılanan 45,00 TL tebligat gideri ve 7,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 52,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hâzineye GELİR KAYDINA,
6- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 21.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.