YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35195
KARAR NO : 2017/29603
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, eşi/babaları olan müteveffa …’nun 15/11/1990 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davalı işveren yanında işe başladığını, 04/03/2011 tarihinde 15 yıl 3600 prim gününü doldurduğunu gösterir hizmet dökümü ile … 2. Noterliği kanalı ile durumu işverene bildirdiğini ancak işverenin sessiz kaldığını, 30/03/2012 tarihinde meslek hastalığı nedeni ile hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL kıdem tazminatı alacağını işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacılar ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı ise fesih tarihi olmalıdır. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Mahkemece, talep edilen kıdem tazminatına yürütülmesi gereken faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin belirlendiği, oysa davacı tarafından davalı işyerine sunulan ve davalının dosyaya sunmuş olduğu emekliliğe ilişkin belgeye göre; iş akdinin feshinin 04.03.2011 tarihinde bildirlmiş olmasına göre faizin başlangıcının bu tarihe göre belirlenmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun 1. fıkrasında yer alan “Davacıların davasının kabulü ile 12.858,21 TL net kıdem tazminatının dava tarihi olan 04/12/2014 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkarılmasına; yerine ”Davacıların davasının kabulü ile 12.858,21 TL net kıdem tazminatının fesih tarihi olan 04/03/2011 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 19/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.